Ana Sayfa


Sonbahar Logosu Ana Sayfaya Gidin Ekibimiz Forum Kuralları Arama
Go Back   Dostun Sayfasi > Edebiyat > Dünya Edebiyati

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 23-03-2007, 13:27   #1
Onursal Dost
MEMOLI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Oct 2006
Bulunduğu yer: KKTC
Mesajlar: 3.442
Tesekkür: 9
191 mesajina 699 kez tesekkür edildi
 MEMOLI isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
Standart Çağdaş Kıbrıs Türk Edebiyatı

ÇAĞDAŞ EDEBİYATIN OLUŞUM VE GELİŞİMİ
siteadi.com - Çağdaş Kıbrıs Türk Edebiyatı GİRİŞ

Kıbrıs Türk şiiri 'Divan' ağırlıklıdır. 1571'de ferhin Tamamlanmasından çeyrek yüzyıl sonra başkent Lefkoşa'da bir Mevlevi Tekkesi açıldığını görürüz.' Şiirimize ocaklık eden işbu kültür merkezi olmuştur. Osmanlı edebiyatının son tezkiresi olan ve ananeye uyularak 31 Mart 1949'da eski yazı ile oluşturulan Tuhfe-i Nâilî'deki2 5000'i aşkın şair arasında 13'de Kıbrıslı vardır. XIX. yüzyıla gelindiğinde şair sayısında bir artma görülür. Bunlara bir başka kaynakta3 rastladıklarımızı da katarsak bu yüzyıldaki şair sayısı 10'a varır. Gerek bunlara ve gerekse bunlardan biri olan, ve Sultan II. Mahmud döneminde 'Sultânü'ş-Şuarâ: Şâirler Sultânı' gibi müstesna bir unvanı hakkeden Müftü Hasan Hilmi Efendi'ye4 bakıldığında Kıbrıs'taki şiir düzeyini anlamak mümkündür. Yine, XIX. yy.'da, Eski Zağra (Bulgaristan) doğumlu olup Kıbrıs'ta üst kademe yöneticisi sıfatıyla bulunan ve burada bir 'divan' oluşturan Handı' ile, Hala Sultan Tekkesi şeyhlerinden Meh-med Şem'î'yi;6 ve nihayet din ağırlıklı şiirlerini 'divan' tertibiyle bir kitapta toplayan bu geleneğin son halkası Hasan Nesîb'i7 de araya ekleyebiliriz.

1890'lı yıllarda gazetelerin yayın hayatına girmesiyle edebiyat alanında bir canlılık göze çarpar. İlk mizah gazeteleri Kokonoz (1896) ile Akbaba'da (1897) Ahmed Tevfık Efendi mizahın en güzel örneklerini verir.8 Ahmed Tevfik Efendi bu çizgisini daha sonraki yıllarda çıkardığı Mir'at-ı Zaman (1901-1910) gazetesinde de sürdürecekti.9 Gazete sayfalarında şiirin yanı sıra hikaye10/ roman/oyun" yayınları/tefrikaları görülmeye başlanır. İlk kitabımız Müsâmeretnâme12 -İstanbul'dan Emin Nihat Bey'e ait kitabın (1871) yeniden basımıdır- 1892, ilk tiyatro eseri Hicrân-ı Ebedi 1893, ilk romanımız Yâdigâr-ı Muhabbet13 1894 yılında yayımlanır. Nâmık Kemal'in Mağusa günlerinden arkadaşı Kaytaz-zâde Mehmed Nâzım Efendi (1857-1924), Nâmık Kemal'den sonra ikinci üstadı Recâî-zâde Mahmud Ekrem Beylerden aldığı feyizle onların çizgisindeki şiirlerini14' yaşamı boyunca sürdürür. XX. yy.'ın ilk on yılında gösterilen edebî ve sosyal etkinlikler ise, bir ölçüde, Ahmed Râik Efendi'nin Eski Şeyler15 adlı kitapçığında toplu olarak verilmektedir. Bu yazarların bazıları, tercüme konusunda gösterilen girişimler ile Kıbrıs aydınlarının Türk dünyasıyla ilgilendiklerinin, dil gibi, din gibi ortak konuları irdelediklerinin örnekleridir.

XX. yüzyılın ilk çeyreği iç ve dış olmak üzere bir dizi sarsıntıları da beraberinde getirir. 1908 II. Meşruti-yet'in İlanı, 1909 31 Mart Olayı, 1911, 1912 Trablus-garb ve Balkan Savaşları, 1913 Girit adasının elden çıkarılması, 1914-18 I. Dünya Savaşı ve onun sonucuna bağlı olarak 1919'da başlatılan Anadolu Kurtuluş Savaşı... İmparatorluğun bütün bu iç ve dış sarsıntılarından göreceli dahi olsa etkilenen Kıbrıs Türkleri yeni Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla (29 Ekim 1923) kendilerini güvencede hissederler. İlk iş olarak derlenip toparlanıp teşkilatlanmaya, Türkiye'deki sosyal değişiklikleri yaşama geçirmeye çalışırlar. Lozan Antlaşması'yla (24 Temmuz 1923) Kıbrıs resmen Anadolu'dan koparılmış ve Büyük Britanya'nın bir Taç Kolonisi (Crown Colony-10 Mart 1925) olmuştur.

İdarî ve sosyal değişikliklerin yarattığı sarsıntıların yanı sıra Kıbrıs Türkleri 1878 ve 19l4'den sonra kendilerini üçüncü göç dalgasının içinde bulurlar. Toplumun derlenip toparlanması 1920'lerin sonlarına doğru gerçekleşmeye yüz tutmuşken dünya ekonomik buhranı bütün şiddetiyle Kıbrıs'ta da yaşanacaktı. İngilizlerin Ada'ya gelişlerinin 50. yıldönümü 1928'de parlak törenlerle kutlanır. 1929 yılının sonbaharından itibaren de Kıbrıs Türkleri Latin harflerini hayata geçirmeye başlarlar.

Türkiye'de operet modası alıp yürümüştür. 1929 yılında Nâzım Ali İleri (hikâye ve romancı Selim İleri'nin amcası) burada da ilk operetleri16 yazar.

1931 Rum İsyanı'yla gelen olumsuz ortama (sıkıyönetim) karşın 1930'lu yılların edebî etkiliklerinde bir kıpırdanma okluğu görülür. Lise Müdürü İsmail Hikmet Bey (Ord. Prof. Ertaylan) Kıbrıslılara örnek olsun diye Efenin Düğünü17 ve Korsan'ın Gözdesi operetlerini oluşturup sahneler.

Hikmet Afif Mapolar (Muzaffer Gökmen) küçük oylumlu oyun ve romanlarını (Duman, 1935, oyun; Kahraman Kaplan, 1936, roman; Son Damla, 1937, roman; Diken Çiçeği, 1938, roman; Son Çıldırış, 1939, roman) bu yıllarda yazmaya başlar ve yaşam boyu bu etkinliklerini sürdürür; bir İngiliz'e ait, üç dilde yayın yapan Embros dergisinde de yalın bir dille kısa hikâyeleriIK yayımlanır. Yine aynı dergide Necmi Sakıp Bodamyalızâde'nin Türk ve İngiliz edebiyatından çok özenle yaptığı birbirinden güzel çevirileri19 çıkar. On yılın sonlarına doğru da İsmail Karagözlü'nün (Alptekin, Anlar) ilk şiir kitabı 'Kalbden Damlalar'ın yayımlandığını görürüz. Bunlardan bir bölümü, (şiir, düzyazı) ürünlerini sonradan, 'Çığ' (1943) adlı bir güldestede toplayacaklardı.

1940'lı yıllarda Türkiye'de Garip akımı başladığı halde Kıbrıs 20 yıl gerilerden hâlâ daha Cumhuriyet sonrasının ortamında, millî ölçü heceye bağlı olarak şiirler yazmayı sürdürüyordu. T.C.'nin Lefkoşa Konsolosluğu'nda görevli ve 'Çığ Hareketi'nin lokomotifi durumunda olan Hikmet Taşkent ('Bursalı' takma adını da kullanıyordu.) 1945 yılında Ada'clan ayrılmış ve bu dönemin şiirlerini aynı yıldan bir kitapta toplamıştı (Afrodit'in Adası'ndan, Ankara 1945). Savaş yılları nedeniyle Türkiye ile ilişkilerin kesik olmasından dolayı Kıbrıslı sanatçıların ne 'yasaklı' Nâzım Hikmet'ten ne de 'Garip' akımının özelliklerinden haberleri vardı. Ortalarına doğru, savaşın lehlerine biteceğini anlayan İngilizlerin kemer gevşetmesiyle bir dolu gazete/derginin çıkmaya başladığı görülür.20 Gazetelerden 'Yankı'21 ile dergilerden Ocak ve Dünya22 belirginlik kazanırlar. Ocak'ta İngiliz edebiyatından sık sık çeviriler yapıldığı da gözlemlenir.

Şiirde dört bayan öğretmen Pembe (Yusuf) Marmara, Urkiye Mine (Balman), Engin Gönül (Emine Otan) ve Necla Salih Subhi'nin yanı sıra Nazif Süleyman (Ebeoğlu), İsmail Karagözlü (Edip, Anlar), Nevzat M. Yalçın, Ahmecl Esâd, Rauf R. Denktaş, Ahmet Muzaffer Gürkan, Cevdet Hüseyin (Çağdaş), İsmail H. Yeşilada, Cem Sual, adlarını duyurmaya başlarlar. Bunlardan bazılarına İstanbul'daki 7 Gün dergisinin, Nihad Sami Banarlı yönetimindeki edebiyat sayfasını açması ölçüsüz-uyaksız şiire geçişi bir süre daha gerilere atmaya yardımcı olacaktı. Aralarından Pembe Marmara çok seyrek dahi olsa serbest şiir denemeleri yaptığı halde bu dalın en başarılı birkaç örneğini vermek hikâyeci/romancı/ oyun yazarı nitelikleriyle tanınan Hikmet Afif Mapolar'a nasip olacaktı.23 Çok geçmeden de Mustafa Bürklüce imzalı Nâzım Hikmet çizgisindeki iki şiirin yerli bir derginin sayfalarına aktarıldığını görürüz.24 Bu etkinlikleri, serbest şiirin Kıbrıs'ta da uç vermeye başlamasının ilk örnekleri diye sayabiliriz. Çevirilerde ise Selçuk Selim, Nazif Süleyman (Ebeoğlu), Semih S. Umar ve Necdet Nereli'nin imzalan var. Ayrıca, Semih S. Umar hikâye, İsmail Karagözlü ise hikâye/roman dallarında kendilerini gösterirler. Semih S. Umar'ın, Karagözlü gibi, şiir denemeleri de olduğuna değinilmelidir. Karagözlü'nün romanı (aslında uzun hikâye) Saadet Yolcuları (1940), Nazif Süleyman'ın (Ebeoğlu) şiir kitabı Beyrut Rıhtımlarında (1942); oyuncu/yönetici olarak Kıbrıs Türk sahnesine büyük emekleri geçen Osman Talat'ın (Alkan) Yüksel piyesi (1942), Hikmet Afif Mapolar'in (Muzaffer Gökmen) milli oyunları Meş'ale (1942), Mucize (1943), Altın Şehir (1945), hikâye kitapları Toprak Aşkı (1943) ve Kahve Fincanındaki Aşk (1943) ile Kendime Dönüyorum (1943) romanı; Kemal E. Sakarya'nın Döğüşe Hasret (1944) piyesi, Reşat Süleyman Ebeoğlu'nun İngilizce ve Fransızca kaynaklardan oluşturduğu çocuklar için Esop Masalları (1947) bu on yıl içinde yayımlanmış başlıca eserlerdir.

II. Dünya Savaşı'nın (1939-45) hemen sonrasından itibaren Osman Türkay'ın da şiirleri gazete sayfalarında görülmeye başlanır. Bunlar hece ölçüsü ve kalıplarına uygun olarak yazılmış bulunsalar dahi Osman Türkay çok geçmeden serbest nazmın denemelerine girişecekti. Araya bir de Cavit Hüseyin Avni'yi katabiliriz. Hece ölçülü-uyaklı şiirlerinden bir bölümünü Tabiat Sayıklıyor (İstanbul 1949) adlı bir kitapçıkta toplamıştır. Türkiye'deki yükseköğrenimde iken Nâzım Hikmet çizgisinde şiir denemelerine girişecek, ancak ailesiyle birlikte Avustralya'ya göç ettiğinden, bildiğimiz kadarıyla, buralarda iken onları hayata geçiremeyecekti. Bir başka şiir heveslisi Salahı Ramadan (Sonyel)'in de, on yılın sonlarına doğru şiir kitapçığını görecektik: Bir Kalb Haykırıyor (1948).

Kıbrıs Türk edebiyatı Osmanlı döneminde İstanbul, Cumhuriyet'ten bu yana da Türkiye edebiyatının bir uzantısıdır. Akımlar ve öbekleşmeler içinde bulunulan siyasî ve sosyal durumlara göre değişik süreli gecikmelerle Kıbrıs'a hep yansımışlardır. Bu edebiyatın Akdeniz'den de renkler taşıması çok doğal sayılır

1. 1950'Li YILLAR

Türkiye'den toplu halde ortaöğretim kurumlarımıza öğretmen akışı Demokrat Parti'nin iktidara geçtiği (14 Mayıs 1950) tarihten hemen sonra başlar ve kesintisiz olarak Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kurulduğu 16 Ağustos 1960 yılına değin sürer. Ada'ya atanan seçkin edebiyat öğretmenleri arasında Naim Buluç, Mehmet Durulgan, İbrahim Zeki Burdurlu (ö. 1984), Halid Akarca, Mehmet Öner, Mehmet Irmak, Orhan Ural, Hüseyin Gür-tunca ve Arif Nihad Asya (ö. 1975) gibi, meslekî bilgilerinin yanı sıra, şair olanlar da vardı ve Kıbrıslı öğrencilerin yetişmelerinde bunların paylan büyük olmuştur. Ayrıca toplu halde Kıbrıslı öğrencilerin yükseköğretim kurumlarından geçirilmeleri, yatkın kişilerin Türk edebiyatını öğrenmelerinde, sanat çevrelerini tanımalarında başlıca etken olmuştur. Dahası, iletişim aracı radyo devreye girmiş, sanatçılara sayfalarını cömertlikle açacak olan İstiklal gazetesi (28 Ekim 1949) de yayın yaşamına atılmış bulunuyordu. Edebiyat ve sanat bağlamında Kıbrıs'ta ilk kez oluşmuş böylesi uygun bir ortamda da atılımlar beklemek çok doğaldı. Bizde çağdaş şiirin oluşmaya başladığı bu on yıldaki etkinlikleri, düzyazı çalışmalarıyla birlikte, sıralamaya çalışalım:

İstanbul Vefa Lisesi'ndeki öğreniminden sonra 1950 yılında Kıbrıs'a dönen Özker Yaşın'ın, en azından, zamanın şairleri, Nâzım Hikmet ve Garip akımı hakkında bir bilgisi vardı. Çok geçmeden Kıbrıs'ın şiir alanında küçücük bir kitapla (Ol Âlem 1952) boy gösterir. Kıbrıs o günlerde hâlâ bir İngiliz sömürgesiydi. Türk halkı için önemli olan, bu topraklarda iyice tutunmak ve şerefli bir yaşam sürmekti. Bunun için de, herşeyden önce, geçmişimize sahip çıkmak, Türkiye ile bağları güçlendirmek ve Atatürk sevgisini içimizde taşıyıp onun izinde yürümek durumundaydık. Sağlam dizelerle kurulmuş şiirler ise bunları dile getirmenin en güçlü araçları olurdu. Fetih günlerinde Lefkoşa surlarına bayrağı ilk diken savaşçı adına, Bayraktar Destanı (1953), Atatürk sevgisini dile getiren, Kıbrıs'tan Atatürk'e (1953), özgürlük savaşımcımız için, Namık Kemal Kıbrıs'ta (1957), Kıbrıs'ta Bayrak (1958), Kıbrıs Mektubu (1958), Bayraktar Türküsü (1959) hep bu hedeflere dönük, o günlere değin görülmedik yoğunlukta girişimlerdi. Ol Âlem (1952) çizgisindeki şiirler ise Limanda Bir Gemi (1956) ile sürdürülür. Arada bir de romanı var: Bütün Kapılar Kapandı (1955). Seksen iki yıllık bir aradan sonra Türk askerinin yeniden Ada'ya gelişini selamlayan dizeler, gerçekleşen bir rüyanın sevinciydi. Tedhiş örgütü EO-KA'nın l Nisan 1955'te silahlı eylemlere girişmesinde, sömürgecilere karşı 27-28 Ocak 1958 direnişinde, 1963'ün Kanlı Noel'inde, 6 Ağustos 1964 Dillirga bölgesindeki soykırım girişiminde, 15 Kasım 1967 Geçit-kale-Boğaziçi saldırılarında ve nihayet 20 Temmuz 1974 Barış Harekâtı'yla gerçekleştirilen yaşamsal dönüm noktasında Kıbrıs Türklerinin görüp geçirdikleri Özker Yaşın'ın dizelerinde damar damar atmaktadır. Özcesi; Kıbrıs'ta yurt, bayrak, Atatürk sevgisi, şehitlerimize saygı... dendi mi, ilk akla gelen, Özker Yaşın'ın dizeleriyle, destan ve oyunları olur. Şiir çalışmalarını 1987'den bu yana yerleştiği İstanbul'da da sürdürmektedir. Ancak biz, Özker Yaşın'ın şiirimizdeki yerini İstanbul'a göç edene dek, hep bu 'bütünlük' içinde görüyoruz.

Şiir yaşamını yurt dışında sürdürenlerden biri de Osman Türkay'dır. 1950'lilerin ilk bir iki yılında Türkiye'de çalıştıktan sonra Londra'ya yerleşmiş ve kısa bir süre Kıbrıs'ta kaldıktan sonra yeniden Londra'ya dönerek ölümünden (22.1.2001) birkaç ay öncesine kadar hep orada yaşamıştır. İlk şiir kitabı Yedi Telli'yi yıllar sonra, ancak 1959'da yayımlar. Şiirle uğraşı bir yaşam biçimi haline getiren Türkay, Türkçe ve İngilizce 16 şiir kitabı yayımlamış, ultra-modernist dizeleriyle, bazı çevrelerde, kendisini 'Uzay Çağı Mistiği' olarak kabul ettirmiş, şiirleri birçok dile çevrilmiş, 25 ödülün sahibi olmuştur.

Osman Türkay, İngiliz şiirinin etkisinde başka ufuklara yelken açsa da, temalarını Kıbrıs'tan seçtiği şiirleriyle ülkemizin gelişim çizgisindeki özgün yerini hep koruyacaktır.

Hececi şairlerden Engin Gönül, ilk ve tek şiir kitabı 'Sana Doğru'yu 1952 yılında yayımlar. Kitap, üstad bildikleri 7 Gün dergisinin edebiyat sayfası yöneticisi Nihad Sami Banar-lı'ya sunudur. Urkiye Mine (Balman) de aynı yıl yayımladığı kitabının adını 'Yurduma Giden Yollar' koymuştur. İlk şiir, yani kitaba adı verilen Yurduma Giden Yollar, Türkiye sevgisini/özlemini içtenlikle dile getirmesinin yanı sıra bizde serbest şiirin ilk güzel örnekleri arasında yerini alır.

Dört kadın şairlerimizin etkinlikleri türlü aralıklarla bu on yılın içinde son bulur. Necla Salih Subhi (ö. 2000) hiç kitap yayımlamamış, Pembe (Yusuf) Marmara'nın (ö. 1984) şiirleri ise ölümünden sonra kardeşi Selma Yusuf Saygın tarafından bir kitapta toplanmıştır: Pembe Marmara, Şiirler, 1986. l Ocak 1885 doğumlu Ahmed Es'ad Bey de şiirlerinden bir demeti -aralarında yeni şiir örnekleri de olduğu halde- Ahmet M. Gürkan'ın önsözü ve Hikmet Afif Mapolar'ın takdim yazısıyla 1956'da yayımlar. Nevzat M. Yalçın ise 40'lı yılların ortalarına doğru yükseköğretim için gittiği Ankara'da Hisar dergisi çevresinde edebî etkinliklerini sürdürmüş ve 1970 yılından bu yana yerleştiği Almanya'da, günümüze değin, şiirden kopmamıştır. Şiir kitaplarını yıllardan sonra yayımlayacaktı.

Üretken sanatçı Hikmet Afifi Mapolar (Muzaffer Gökmen), gazeteciliğin yanı sıra hikâyelerini, romanlarını ve Hulki Seza takma adlı serbest şiir ürünlerini vermeyi sürdürmektedir. İki romanı Köknal (1953) ile Üçümüz (1956), Çardak Yayınlarının birinci ve altıncı kitapları olarak yayımlanır. Ayrıca gazetelerde hikâye/roman tefrikalarını da devam ettirmektedir.

Mapolar, edebiyatımızın yerli dokularla işlenmesinden yanadır. Bu 'boşluğu' gören Mapolar başka sanatçıları da uyarmayı boyun borcu bilir: "Şair var, şiir yok; hikayeci var, hikâye yok. Şiir yazıyorlar; fakat bizi, bizim insanlarımızı, bizim toplumumuzu, bizim hayatımızı, bizim havamızı, renklerimizi bulamıyoruz o şairlerin şiirlerinde. Aşktan bahsedenler, denizi dile getirenler, ağaçla konuşanlar, ıstıraplarını yaşayanlar var ama bizi yazanlar yok. Daha açık konuşalım; bu şiirlerde Kıbrıs yok, Yeşil Yurt yok. Sanatçı özgür olmalı, dilediğini yazmalı; fakat bizi, bizim insanlarımızı da dile getirerek bir 'yerli/ sanat yaratma yolunu tutmalı."25

Bu on yılda dört derginin yayımlandığını görürüz: Gençlik, Çardak, Kıbrıs Postası, Sesimiz, Yanı sıra, Türk Edebiyatçılar Derneği kurulur. Mapolar'ın sahibi olduğu Çardak dergisinde Samet Mart (Sacit Tekin), Hüseyin Şenol, Mustafa Tangül, Şinasi Tekman ve Numan Ali Levent gibi imzalar dikkat çekmekteydi. Bunlardan Şinasi Tekman, sonradan, ağaç-yontu sanatçısı olarak tanınacak; Samet Mart ile Numan Ali Levent ise hikâye alanındaki çalışmalarını sürdürerek ilginç örnekler vereceklerdi. Samet Mart hikâye kitabı Hokkabaz (1954), Çardak Yayınlarının beşincisi olarak yayımlanır. İçindeki 18 hikâye gerek kurgu, gerekse içerik olarak o günlere değin az rastlanan bir düzeydeydi. Daha sonraları müzik öğretmeni olarak görev yapan Sacit Tekin (Samet Mart) 1963 Noeli'yle gelen bunalımlı günlerde emekliye ayrılıp müzikten olduğu gibi edebiyattan da kopacaktı.

Şinasi Tekman, Nasreddin Hoca Şiirleri (1954) ile Atatürk Çocuklarına Şiirler'i yayımlar (1955). Ayrıca O'nun iki perdelik bir komedisi var: Haydan Gelen Huya Gider (1956). Yine, çocuklar için ağaç ve orman şiirleri yayımlar: Yeşilada (1956).

Numan (Ali) Levent'in 15 hikâyeyi içeren ilk kitabı Her İkisi (1955), Kıbrıs Postası Yayınlarından çıkar.

Bir başka hikayecimiz/romancımız ise Argun F. Korkut'tur. Kore Savaşı'na askerî tercüman olarak katılan sanatçı, bu savaşla ilgili anılarını kitaplaştırmıştır:

Kore Yollarında, 1951. Sönen Yıldız ise tefrika edildiği gazetenin sayfalan arasında kalmıştır (Bozkurt gazetesi: 15.3.1952-28.6.1952). Kızlar Kocasız Kaldı (1953) kitabında ise 7 kısa öykü bulunmaktadır. Argun Kor-kut'un yazdığı, fakat yayımlama fırsatı bulamadığı türlü konularda 12 eseri daha vardır.

2 Şubat 1952'de Lefkoşa'cla bir Şiir Gecesi düzenlenir ve orada okunan şiirler aynı yıl 'İlk Demet' adı verilen bir kitapçıkta toplanır (Bkz. İlk Demet-Şiir Gecesi Hatırası-Lefkoşa 1952, 60 s.). Geceye katılan 13 şair arasında İbrahim Zeki Burdurlu'nun iki de öğrencisi vardı: Mustafa İzzet Adiloğlu, Taner Fikret Baybars. Kendilerini o gece kanıtlamalarının ardından Adiloğlu Bacadan Tüten Duman (1952) ile İnsanlardan Ayrı (1953) kitapçıklarını yayımlar. Henüz bir lise öğrencisi olan Bay-bars'ın kitabına verdiği ad ise Mendilin Ucundakiler (1954) olur. Her ikisi de İngiltere'ye yerleşmiş bulunuyorlar. Baybars, ise sonradan Fransa'ya geçecekti. Adiloğlu, günümüze değin, şiirden kop-madığı halde, Baybars İngiliz edebiyatı içinde kendine bir yer ayırabilme uğraşı verecekti. 10 Eylül 1953 te yer alan Baf depremi dolayısıyla oluşturulmuş bir şiir kitapçığını da burada belirtmek isteriz: Salahi Kamadan (Sonyel), Canavar Toprak, 1953.

On yılın ilk yarısı itibariyle şiirimizin filiz sürmesi ortamında gazete/dergilerde imzaları görülenler arasında Oğuz Kusetoğlu, Ali Sedat Hilmi (Törel) ve Bener Hakkı Hake-ri de vardır.

Bu on yılın koşullarında Oğuz Kusetoğlu'nun şair-öğretmen kimliğiyle öğrencilere ve halka milli bilinci ve yurt sevgisini aşılamak için gösterdiği çabalar unutulacak gibi değildir. Daha sonraları serbest şiire yönelerek aşk temasına öncelik verdiği görülen Kusetoğlu, çeyrek yüzyıldan bu yana edebiyattan kopmuş sayılır.

Ali Sedat Hilmi (Törel) ise, Larnaka'daki American Academy diye bilinen misyoner okulu çevresinde yetiştiğinden ilk şiir kitapçığını İngilizce olarak Larnaka'da yayımlar: Verse At Random (1953). Yükseköğrenimini tamamladıktan sonra Türkiye'ye yerleşerek Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nde öğretim üyeliği yaparken şiir çalışmalarını da sürdürmekten geri kalmamıştır. Başka çalışmalarının yanı sıra türlü tarihlerde yayımlanmış 6 da şiir kitabı vardır. Bener Hakkı Hakeri'nin şiir dünyasındaki ilk kitapçığı bir destan denemesidir. Lefkoşa'nın Fethi (1956). Yine aynı yıl Nasreddin Hoca fıkralarını menzum halde sunacaktı. Daha sonraki yıllarda edebiyatın hemen her dalında eserler verecek ve 'kültür adamı' kimliği ağır basacaktı.

On yılın 2. yarısında edebiyatımıza yeni adlar eklenir: Kutlu Adalı, Fuat Veziroğlu, Hizber M. Hikmet (Hikmetağalar), Neriman Cahit, Mehmet Kansu, Fikret Demirağ bunlar arasındadır.

Antalya Lisesi'ni bitirdikten sonra 1954 yılında yurda dönen Kutlu Adalı, lise yıllarında başladığı edebiyat etkinliklerine Kıbrıs'ta da devam etmiş, az sayıda dahi olsa, özgün şiirlerini ölüm tarihine (6.7.1996) değin sürdürmüş; halkbilim malzemesi derlemeleri yapmış, millî oyunlar, politik taşlamalar yazmıştır.

Şiire iyi başlayan ve ilerisi için umut veren Fuat Veziroğlu, hukuk öğreniminin ardından aktif politikaya girdi, siyasî polemiklere karıştı ve şiirden koptu. İlk ve son şiir kitabı Çukur Yanaklı'yı 1961 yılında yayımlamıştır.

Hizber M. Hikmet'in ilk kitapçığı edebî düzyazılarından oluşturulmuş Aşksız Yaşanmaz'dır (1958). Onu şiir kitapçığı Eylül Misafî (1958) izler, ikinci edebî düzyazı kitabı ise bundan 4 yıl sonra 1962'de yayımlanır: Teselli. Ancak bütün ailesini büyük ölçüde etkileyen talihsiz bir olaydan sonra Hizber M. Hikmet (Hikmetağalar) uzun süre suskunluğunu koruyacak, edebî etkinliklerini günümüze taşıyamayacaktı. Fakat ölümünden (4 Mart 1993) bir süre önce bazı arkadaşlarının yüreklendirmesiyle Kıbrıs gazetesinde / "Semtler ve Anılar" genel başlığı altında bir yazı dizisine başlayacaktı. Bunlar daha sonra bir kitapta toplanmıştır: Eski Lefkoşa'da Semtler ve Anılar, Maarif Yayınları İstanbul 1996.

Geriye kalanlardan üçü ise edebî etkinliklerini günümüze değin sürdüregelmişlerdir. Aşkı, ihaneti, kavga ve kadın olmanın erdemini şiirlerine yansıtan Neriman Cahit, Akdeniz kültürü olgusunu hep gündemde tutmuştur. Şiir çizgisi duygu ve imge dünyasından giderek toplumsallığa yönelir. Ama, özde, onun felsefesi 'insan'dır, insana dair herşeydir; kendisine en çok dokunan da kadınların ezilmişliği... Şiirlerinin bir bölümünü Ayseferi (1995) adlı kitapta toplamıştır.

Şiire kendi yaşıtlarının yolundan başlayan Mehmet Kansu on yılın sonlarına doğru yükseköğrenim için gittiği Ankara'da soyut şiir akımıyla karşılaşır ve şiir çizgisinde bir dönüşüm başlar.

Bu on yılda şiirin güzel örneklerini veren ve gelecek için bir umut olan Ahmet M. Gürkan'ın henüz 38 yaşında iken hayatını yitirmesi (1962) yüzünden gazete sayfalan arasında kalan şiirleri/düzyazıları uzanacak eli bekliyor.

1 Nisan 1955 gününün geceyarısıncla saatler tam 24.00'ü gösterirken Ada'nın her yanında patlatılan bombalarla EOKA tedhiş örgütünün silahlı eylemlere başladığını ilan etmesi, 27-28 Ocak 1958 de Lefkoşa'daki sömürge askerlerinin baskılarına şehitler vererek gösterilen direniş gibi olaylar bazı Kıbrıs Türk şairlerini, en azından belli bir süre için, özgürlük arayışları yerine direniş şiirlerine öncelik verme durumunda bırakmaya yetecekti. Bu olguların etkileri, daha çok bir sonraki on yılda verilen eserlere yansımıştır. Ama, böylesi bir kargaşa ortamında bile yine şiir kitapları yayımlanabiliyordu. Sonradan iyi bir tiyatro sanatçısı olacak, ancak -ne yazık ki- bu dünyadan genç yaşında göçecek olan Üner Ulutuğ'un (ö. 1978) Utanan Çiçek (1958) kitapçığı buna örnektir. Bu on yıl kapanmadan direniş çizgisindeki dizeleriyle hatırlanan Oktay Öksüzoğlu'nun Gel Mehmet (1958) ve Kıbrıs'tan (1959) adlı kitapçıkları yayımlanır.


2. 1960'u YILLAR


1940'lı yıllardan beri şiirin içinde olan Nevzat Yalçın ilk şiir kitabını bu on yılda yayımlar: 'A Sokağı (1969). Mapolar'ın ise Beyaz Gül (1962) adlı romanını görürüz. Hüseyin Murat'ın Kıbrıs'tan Nükteler (Teksir halinde, 1961) ve Kıbrıs'tan Şaka-Fıkra-Nükteler (1962) derlemeleri artarda okuyucuya sunulur. Numan Ali Levent'in (Ferid Gören) ikinci öykü kitabı 'Bir Gelin Aranıyor' 1960'da yayımlanır. Artık, Kanlı Noel sonrasının ortamı gelip çatmıştır. Sanatçımızın iki perdelik Hücredekiler (1965) oyununda direniş konu edinilir; ardından direniş öykülerinden oluşturulmuş Kanlı Noel (1965) yayımlanır.

Bu on yılın başlarında Aşkların Aşkı (1962), Aşkolsun Aşka (1962), İp (1962,1963) gibi sevda kitapçıkları çıkaran Bener Hakkı Hakeri; içine düştüğü ortamda, Üç Kere Limasol, Limasol Türk Savunması (1964), Limasol'da İkinci Plevne Savunması (1965) gibi eserleriyle direniş şiirleri/destanları yayımlayacaktı.

Kanlı Noel'in hemen ardından, tıpkı 1. Dünya Savaş'ında (1914-18) Çanakkale'ye koşan yükseköğrenim gençliği gibi Kıbrıslı üniversite öğrencileri de yurdun en duyarlı bir bölgesini savunmak üzere Dillirga'ya (Erenköy) çıkarlar ve arkada şehitler bırakarak iki yıl sonra bir vapur gönderilip Türkiye'ye geri alınırlar. (Mart 1964-Şubat 1966) Bunlar arasında; şiir yeteneğini sezip özel ilgi göstererek bu gencecik çocuğun şiir ufkunu açan, ona sağlam dize yapısı kazanmanın gizlerini öğreten Arif Nihat Asya'nın lisedeki öğrencilerinden Süleyman Uluçamgil de vardı. Ama o ise, yüreğinde Anadolu sevgisi ve o toprakların çocuğu 'İzmirli Kızın' sevdasını; gözlerinde Kıbrıs özlemini taşıyarak şehitler arasına karışanlardan olacaktı. (21.7.1964) Şehit düştüğü mevzide, bir mukavvaya yazılı halde şu dizeleri bulunmuştu: İstanbul'da izbe bir evin/Tavan arasında/Yarım kalmış şiirlerim/Bir soğuk heyecan içinde/Beni bekler...

Arkada; bir deste mektup ve yarıda kalmış bir roman (Dillerin Ucundan), yarım kalmış bir oyun (Saray Gibi), Yakılmış Yurt Türküleri (1961-64) Türk Ordusunun izmir'e Girişi, Sevda Ezgileri (1961-63), Gurbet, Doğa ve Çağ Ezgileri (1961-63), Bir Şehitten Seslenişler (ortak çalışma-1964), Dillirga Akşamları (1965) ve Âsi (Ortak çalışma-1966) gibi eserler bırakarak göçtü bu dünyadan. Hocası ve üstadı Arif Nihat Asya'nın onu konu edinen bir ele rubaisi vardır. (Bkz. Kıbrıs Rubaileri, 2. baskı, Defne Yayınları, 95.s). Süleyman, 27-28 Ocak 1958'de sömürgecilere karşı duran insanlarımızın arasına katıldığında henüz 14 yaşında bir çocuktu.

Şiire ilkin kısa kısa dizelere sözcük oyunları, espri, ironi, uçarılık, çapkınlık, pervasızlık karıştırarak başlayan Orbay (Mehmet) Deliceırmak'ın giderek direniş şiirlerine de yer verdiği gözlemlenir. Edebiyata bir romanla (El kapılarında-1960) ayak atan, Süleyman Uluçamgil'in can arkadaşı Orbay, birbirlerini kısa aralıklarla izleyen Peykin Telsizi'nden (1961) ve Bursa Gözlüm'den (1962) sonra Sömürge Çocuğunun Türkiyesi (1963), Bir Şehitten Seslenişler (ortak çalışma-1966) ve Saat Dokuzu Beş Geçe (1967) kitapçıklarını yayımlar.

Özker Yaşın ise Mehmetçik Kıbrıs'ta (1960), Babil Daha Uzakta (1963), Atatürk'e Saygı Duruşu (1963), Karılı Kıbrıs (1964) ve Oğlum Savaşa Mektuplar (1965) kitap-çıklarıyla şiir çalışmalarını sürdürür.

1962 yılında Kıbrıs Türk Sanatçılar Ocağı'nı kurup ilk başkanı olan Oktay Öksüzoğlu, şiir etkinliklerini Erdoğan Saraçoğlu'yla ortaklaşa Kıtlık Tarlaları (1965) ve Oydaşlar (1966) adlı kitapçıklarla sürdürmeye devam eder. Limasol'da ise Kenan Salih İnatçı, Millî bilinci ayakta tutmak için şiir kitapçıklarından Mücahit (1965) ve İlham'ı (1965) yayımlar.

Dillirga'yı (Erenköy) konu edinen yazarlarımızın/şairlerimizin yanı sıra orada bulunan öğrenci-savaşçılar ela kendi yaşamlarını, iç dünyalarını, özlemlerini dizelere/yazılara dökmüşlerdir. Bunlardan örnek olarak Hüseyin Laptalı'nın Erenköy Sürgünleri (1966) ve Raşit R. Şoföroğlu'nun Harb Akşamları (1967) verilebilir. Yine, Erenköy mücahitlerinden Erol Tevfik'in Erenköy'de Akşam'ı; Ali Ertuğ-rul'un Senin İçin Kıbrısım'ı; Hünalp Ali'nin Erenköy Marşı, Alkan Şefik'in aynı adı taşıyan şiiri, İsmet Dağlar'ın Önce İstiklal'i, Sıdkı Bilmen'in Erenköy Santralı, Hüseyin Gazi'nin Erenköy Geceleri, Âdil Alkan'ın Ümitler Dünyası... bir umudun, bir özlemin ve düş kırıklıklarının yansımalarıdır. Kıbrıs şehitlerinin âdeta simgesi sayılan Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel hakkında da gerek Kıbrıs ve gerekse Türkiye'de pek çok şiir yazılmıştır. Bu şairler arasında Fazıl Hüsnü Dağlarca ve Arif Nihat Asya gibi ünlüler de vardı (Bkz. Şiirlerle Kutsal Savaş ve Direnişimiz, Hasan Şefik Altay, Lefkoşa 1971, 38. s.) ' ' .

Lefkoşalı Konur Alp (Onur Mustafa), Beşparmaklar'daki mücahitlik günlerinin esintisiyle oluşturduğu anı-öykü kitabı Kıbrıs Anemonları'nda (1966), Kanlı Noel sonrası mücahitleriyle savaş ortamındaki halkın yaşamlarından ilginç kesitler verir. Aşkıma İthaf (1969) adlı bir de romanı vardır. İkinci bir anı-öykü kitabı da gazeteci Eşref (Nidai) Çetinel'in kaleminden çıkma: Küçük Dünya (1967). Çetinel, bir avuç Kıbrıs Türk halkının yaşamına psikolojik yaklaşımlarla irdelemeler getirir; bu bir avuç halkın yazgısında dış güçlerin etken olmasından duyduğu rahatsızlığı vurgular. Ama, yine de hayatın sürdürülmesi için bir umuda olan gereksemenin bilincindedir ve de onu hep canlı tutar.

1967 yılının Kasım ayına gelindiğinde küçük küçük barınma merkezlerinde birbirlerinden, Türkiye'den ve dünyadan kopuk bir yaşamın olumsuz koşulları sürdürülüyordu. Ama, Erenköy'de hızlarını alamayan saldırganlar bu kez 15 Kasım'da Larnaka ilçesine bağlı Ge-çitkale ve Boğaziçi köylerine yüklenecekler; ancak, Türkiye'nin, son çare olarak, savaşı dahi göze alacak bir tavır takındığının kesin kez anlaşılması üzerine geri çekilecek, göstermelik dahi olsa bir tür 'yumuşama' politikası sürecine gireceklerdi. Bu saldırı dolayısıyla yaralı ve yaşlı bir mücahidin üzerine benzin dökülüp yakılması olayı, Ümit Yaşar Oğuzcan'a 'Geçitkaleli Mehmet Emin Destam'nı yazdırtmıştır. (Bkz. a.g.e., 49-51.ss.)

1960'lı yıllarda Lefkoşa'da 15'i aşkın dergi yayımlanır; ama bunların tümü de -kötü koşullar yüzünden- kı-1 sa ömürlü olur. Aralarında 1-2 sayıdan sonra kapananlar bile vardı. En uzun ömürlü olanlar, Şölen (l Aralık 1961, 6 sayı); Topal (Ekim 1965, 5-6 sayı); Yakın (Kasım 1965, 7-8 sayı); Kültür (Aralık 1966, 6-7 sayı) ve Hafta'dır (l Kasım 1967'cle başlar bir süre yayımlanır.)

Limasol'da ise 15 Mart 1965'te çıkarılan Kaynak dergisi 30 sayı kadar sürmüştür. Yanı sıra, kısa ömürlü Süzgeç ve Salkım dergileri de vardı.

Baf'ta teksir halinde yayımlanan Bucak dergisi ise 3 yıl sürer (Bkz. Tarihin Tozlu Sayfalarındaki Kültür-Sanat Dergilerimiz, Sevgül Uludağ, Yenidüzen gazetesi, Lefkoşa, 24.08.1982-08.02.1983).

1950'li yılların ikinci yarısından itibaren insan sevgisi yüklü dizelerle nostaljiyi, sevdayı dile getiren, yalın söylemli şiirleriyle dikkati çeken Kâmil Özay da bu on yılda eserlerini yayımlamaya başlar: Bir Çift Göz Ağlıyor Gecede, 1965, düzyazılar; Aşk Damlacıkları, 1'965, şiirler; Bir Kişi, 1966, öyküler.

Aşkın seyir defterini tutan, gerçek bir Lefkoşa sevdalısı Mehmet Levent'e ait şiir kitaplarının arka arkaya sıralandığını görürüz: Sessizlik, 1963; Erenköy Mektubu, 1965; Bir Uçtan Bir Uca, 1965, şiirler: Bir Kişi, 1966, Öyküler.

Bu on yılda yayımlanan şiir kitapları arasında, "soyut-somut kavramlarının kesiştiği yerde şiirsel düşüncelere renk katmak da güzeldir" diyen Osman Güvenir'in Bitmeyen Dua'sı (1966) da var.

On yılın sonlarına doğru genç bir kalemden bir romanın yayımlandığını görürüz: Aşkıma İthaf (1969). Zeki Ali bu ilk eserinin yayımlandığı günlerde henüz bir lise öğrencisi idi. Ondan sonra yirmi yıl kadar Kanada'nın Toronto kentinde kaldığı sürece edebiyattan kopmayacak ve gerek vatandan uzak olduğu yıllarda, gerekse kesin dönüş (1992) yaptıktan sonra kitap üretmeye devam edecekti.

Bu on yılın başlarında (16.4.1960) yani birinci etkinlikten (I. Demet) 8 yıl sonra şairler bir kez daha Lef-koşa'da bir şiir gecesinde buluşacaklar ve okunan şiirleri bir güldestede toplayacaklardı. Katılan 14 şair arasından 4'ü Kıbrıs'ta görev yapmakta olan Arif Nihad Asya, Halid Akarca, Mehmed Öner ve Lütfı Gülsen gibi Türkiyeli öğretmenlerdi (Bkz. ikinci Demet, Şiir Gecesi Hatırası, Halk Eğitimi Bürosu Yayını, Lefkoşa 1960.)

Osman Türkay şiir çevirileriyle de tanınmıştır. İngiliz şairi T. S. Eli-ot'tan seçtikleri İstanbul'da Yeditepe Yayınları arasında çıkmıştır: T. S. Eli-ot (Seçilmiş Şiirler-1965). Onu, yine Yeditepe Yayınlarından Uyurgezer (1969) sür kitabı izlemiştir.

- Şiire kendi yaşıtlarının yolunda başlayan Mehmet Kansu (1938) geçen on yılın sonlarına doğru yükseköğrenim için gittiği Ankara'da soyut şiir akımıyla karşılaşır ve şiir çizgisinde bir dönüşüm başlar. İlk şiir kitapçığı İkinin Yaşamı (1960), Fikret Demirağ'la or-taklaşadır. Onu Piramit Acısı (1962) izler. Ancak, 1963 Noeü'yle Kıbrıs'ın içine düştüğü ortamda bu çizgiyi sürdüremeyecek, ama sırf tuttuğu yolda bir 'devamlılığı' sağlayabilmek için 1963 öncesi yazdıklarından 11 şiiri Direniş'ten Önce (1968) adlı kitapçıkta toplayacaktı. Şimdi artık onun için 'Kutsal Direniş' savaşımız ön plandadır ve de arada, bu hislerle Bir Mücahit (1965) monologunu yazar.

- Mehmet Kansu ve İlhan Tezel'le 1960 yılında ortaklaşa yayımladıkları İkinin Yaşamı ve Tutku'da soyut şiire özenen Fikret Demirağ da daha sonraları şiirlerine toplumsal ve yerel öğeleri de katarak şiirin uzun yolcuğuna başlayacaktı. Esperanza (1962), Açar Yörüngeler Çiçeği (1963), Aşkımızın Şarkıları (1965), Kısa Şiirler Durağı (1968) bu on yılda yayımladığı kitaplardır.

- Dizeleriyle kendisini bu on yılda genç kuşak arasında kabul ettiren Kaya Çanca ilk kitabı Y. Sokağı'nı 1968'de yayımlar. Genç yaşında ölümü umut kırıklığına neden olmuştur.

- Kutlu Adalı kitap yayımlamaya bu on yılda başlar: Köy Raporları (1961, 1962, 1963); Dağarcık (1963-folklorik gezi yazıları); Söyleşi (1968-savaş içindeki yaşamdan kesitler); Çirkin Politikacı Pof (1969-toplumsal eleştiri); Hayvanistan (1969-mizah); Köprü (1969-oyun).

- Kıbrıs Türk toplumunun ilk halkbilimi araştırmacısı Mahmut İslamoğlu'nun ilk kitabı Kıbrıs Türk Folkloru 1969 yılında yayımlanır. İslamoğlu, yanı sıra, taşlama tarzındaki şiirleriyle de tanınmaktadır.
Paylas
__________________
Yenilikci bir tarzımız için PAYLAŞIMLAR KENDİ uploandmuz olacaktır .... RAR olarak paylaşılan bütün dosyalarda Sitemizin Reklamları Olacaktır.. Aynı zamanda bütün Paylaşmış olcagım Paylaşımlar Anti Virüs Eset Smart sucrity programı ile Taranmış ve Anti virüs ve sapam Hiç bir şekilde olmayacaktır... Ama Hersey Rahmen Bütün Paylaşımları indirdikten sonra Kullanmış oldugunuz Anti virüs Programı ile tarama Yapın... Sorumluluk Kabul edilmez...

İletişim Msn - E - posta

[Bu Linki Görüntüleyebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekiyor. ]
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiTweet this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 23-03-2007, 13:49   #2
Onursal Dost
MEMOLI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Oct 2006
Bulunduğu yer: KKTC
Mesajlar: 3.442
Tesekkür: 9
191 mesajina 699 kez tesekkür edildi
 MEMOLI isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
Standart

3. 1970'Lİ YILLAR

- Erenköy mücahitlerinden İleriş Yemenicioğlu'nun Erenköy Destanı, Ergenekon yayınlarının 5. kitabı olarak 1973'te yayımlanır.

- Nevzat Yalçın ikinci şiir kitabı Güneş ve Adam'ı 1977 yılında yayımlar.

- 1957'den bu yana şiirleri gazete ve dergilerde görülmeye başlayan İlkay Adalı'nın ilk şiir kitabı Sekize Üç Kala 1970'de yayımlanır. Onu Çivisi Kopmuş Dünya (1971) ve Prangalı Umut (l973) izler.

- Ressam olarak tanınan Yılmaz Hakkı Hakeri'nin şiir ve öykü çalışmaları da olmuş ve bunları gerek Kıbrıs ve gerekse Türkiye basınında yayımlamıştır. Şiir kitapçıkları: Solucan (1972), Kırık Bir Dal Gibi (1974) ve Sağır Duvarlar'dır (1978).

- Numan Ali Levent (Ferid Gören), 6()'lı yıllardaki Hücrelerdekiler adlı oyunu ile Kanlı Noel öykülerinin çizgisindeki Sen de Direneceksin romanını 1977'de yayımlar.

- İlk gençlik yıllarından bu yana şiirleri yerli basında görülmeye başlayan Saygun Akanyeti (Mehmet Şemsi), ilk romanı Yarınsızlık'ı 1977'de, adına 'dizelerle denemeler' dediği şiir kitabı 'İki Ansızın Arasında Yaşamak' eserini de ondan bir yıl sonra 1978'de yayımlar.

- 1970'li yılların başından itibaren şiirleri/sanat yazıları yerli basın ve Türkiye'de Varlık gibi dergilerde görülen İlter Veziroğlu halkbilimi araştırmacısı niteliğiyle de tanınmaktadır. Türkiye'de düzenlenen etkinliklerde (1970-80'li yıllar) daha çok Kıbrıs konulu bildiriler sundu.

Şimdiye kadar yayımladığı tek eseri, Atatürk sevgisini kendi şiirleriyle dile getiren Yine Sana Vurgun Olacaktık (1978) kitabıdır.

20 Temmuz 1974'te gerçekleştirilen Barış Harekâtı Kıbrıs'ın siyasal, ekonomik ve sosyal hayatında büyük değişimleri de birlikte getirir. On bir yıl küçük küçük ve aralarında iletişim olmayan yerleşim merkezlerinde barınmaya çalışan Türk halkı Kıbrıs'ın kuzey kesiminde, saldırılardan uzak, toplu halde yaşama imkânına kavuşur. Böylesi bir olgunun edebiyatımıza da yansıması çok doğaldı. Türkiye ile sıkı temaslar ve dışa açılım süreci başlar. Yaşanılanları, birikimleri evrensel insan değerleriyle birleştirme ortamı yaratırlar. Direnci arttırıcı, moral verici konular genlerde kalmıştır artık.

- Barış Harekâtı'nın hemen sonrasında Ahmet Gazioğlu'nun Kıbrıs'ta Aşk ve Barış (1975) romanının yayımlandığını görürüz. Onu bir yıl sonra Çetin Kasapoğ-lu'nun Sevgiyi İkiye Böldüler romanı izler.

- Mehmet Levent, 'Barış Harekâtı' adlı şiirlerini yayımlar (1975).

- Zeki Ali'nin Bayan Mavi (1970) adlı şiir kitapçığı vardır.

- Özker Yaşın'ın kızı Neşe Yaşın, şiire küçük yaşlarda başladı. İlk zamanlarda çocuk duyarlılığıyla yazılmış şiirlerin yerini giderek karşıtçı, başkaldırıcı ürünler aldı. Sümbül ile Nergis ve Savaşların Gözyaşları adlı iki şiir kitapçığı 1979'da yayımlanır.

- Türkiye Cumhuriyeti'nin 50. yıldönümü dolayısıyle Gençlik, Spor ve Kültür İşleri Dairesi bir 'Ulusal Sahne Oyunları Yarışması' açar ve ilk beş dereceye girenlerin eserlerini yayımlar. Bu oyunların adlarıyla yazarları şunlardı: 1. Melek Değilmiş Komşularımız: Ahmet Tolgay; 2. Ana: Üner Ulutuğ; 3. Emellerin Uğraşı: Bekir Kara; 4. Fatma Çavuş: Özden Selenge; 5. Tutsaklar: Bekir Kara (Bkz. Kıbrıs Türk Ulusal Sahne Oyunları, Er-genekon Yayınları: 7, Lefkoşa 1974).

- 1975'ten bu yana şiirleri yerli gazete ve dergilerde görülen İlkay Adalı, bu on yılda ilk şiir kitapçıklarını yayımlar: Sekize Üç Kala (1970), Çivisi Kopmuş Dünya (1971) ve Prangalı Umut (1973).

- Üner Ulutuğ'un oyunlarından bazılarının bir kitapta toplandığını görürüz: Bu Destan Bizimdir, Kuzeyden Gelen Kartal, Herşey Vatan İçin [Bkz. Kıbrıs Türk Ulusal Radyo ve Sahne Oyunları (1973)].

- Osman Türkay'ın Yeditepe Yayınlarından üç şiir kitabı daha basılır: Beethoven'de Aydınlığa Uyanmak (1970); Evrenin Düşünde Gezgin (1971); Kıyamet Günü Gözlemcileri (1975). Bu on yılda bir de İngilizce kitabı vardır: Beethoven and Other Poems, London 1978.

Antoloji çalışmaları da şöyledir:

i. Compiled and Edited the Special Turkish Issue of Modern Poetry in Translation, 1972.

ii. Compiler and Editör of the Anthology World Poetry's Turkish Poetry Section.

Osman Türkay bu on yılda Türkçeden İngilizceye çeviriler de yapıp İngiltere'de yayımlamıştır:

i. O World Stop Rolling, 1972.

ii. The Leaver of Love, 1975.

- Fikret Demirağ, şiirin uzun yolculuğuna üç kitap daha ekler: Ötme Keklik, Ölürüm (1972), Dayan Yüreğim (1974), Umut ve Dehşet Çağından Şiirler (1978).

- Özker Yaşın'ın bu on yılda yayımladığı kitaplar şunlardır: Hödükname (1970, Terzioğlu adıyla taşlama şiirler), Mücahitler-Kıbrıs'ta Vuruşanlar-(1971, roman), Kıbrıs'ta Bayrak (1973), Girne'den Yol Bağladık (1976, roman) ve Kıbrıslı Kâzım (1978, roman).

- Kutlu Adalı bu on yılda da yayınlarını sürdürür: Sancılı Toplum (1970-düzyazılar); Şago (1970-oyun), Nasreddin Hoca ve Kıbrıs (l 971-mizah).

- Şinasi Tekman, çocuklar için ağaç ve orman şiirleri Yeşilada'nın ikinci basımını yapar (1971).

- Yıltan Taşçı'nın (1957) ilk şiir kitabı Haykırışlar 1974'te basılır.

- Halkbilimi araştırmacısı Mahmut İslamoğlu'nun iki kitabı Kıbrıs Çocuk Oyunları ile Kıbrıs Türküleri ve Oyun Havaları 1979 yılında yayımlanır.

- Kısa ömürlü dergilerden Kemeraltı 1973'te yayın yaşamına başlar. 30 Eylül 1978'de kurulan Çağdaş Sanatçılar Derneği'nin yayın organı Çağ-Der Sanat/Yazın 1 Nisan 1979'da çıkar ve ancak birkaç sayı sürer.

4. 1980'Lİ YILLAR


- Mehmet Levent yayınlarını sürdürür: Talasemia Çiçekleri Açmasın (1983, 1987-şiir), Duy Acının Sesini (1986-şiir), Folklorik Skeçler (1987).

- Daha çok seramik sanatçısı olarak bilinen Cumhur Deliceır-mak (1951), Nâzım Hikmet ve Ahmed Arif çizgisinde militan

şiirlere özen gösterir. Şiirleri henüz bir kitapta toplanmış değildir.

- Erdoğan Saraçoğlu'nun Kıbrıs Ağzı kitapçığı yayımlanır (1980).

- Orbay Deliceırmak, genç yaşında yaşamını yitiren arkadaşı Süleyman Uluçamgil'in eserlerini bir kitapta toplar: Süleyman Uluçamgil-Bütün Eserleri-(l 989).

- 1940'lı yıllardan başlayarak şiirleri gazete/dergi sayfalarında görülen Cevdet (Hüseyin) Çağdaş (1926) daha çok ressamlığı ile tanınmaktadır. Şiir kitabı yoktur. Sanat Yazıları adlı eserini 1982 yılında yayımlamıştır.

- Genelde militan ve toplumsal içerikli şiirler yazma eğiliminde olan Barış Burcu'nun da (1957), Kemik Torbaları (1981) ve Afrodit (1984) adlı iki şiir kitapçığı vardır.

- Liseyi Kıbrıs'ta bitiren İbrahim Çangar (1960), uzun yıllar Almanya'dan başka İrlanda, Libya, Kanada ve Avusturalya'da bulundu ve yad ellerde şiirin yanı sıra edebiyatın başka dallarında da uğraş verdi. 1992 yılında Kıbrıs'a kesin dönüş ^aptı ve 1993'te Alternatif Kitap Üretim -Yayıncılık- kısa adıyla AKÜ'yü kurdu ve Alternatif Yazın adlı aylık kültür-yazın-clüşün dergisini çıkarmaya başladı. Bu on yıldaki şiir kitapları: Umuda Yatmaktan Namluya Mermi Süremez Olduk, 1983; Caz, Sevda ve Özgürlük Şiirleri, 1986, İngilizce; Paris'e Sevdalı, 1986, İngilizce.

- Nevzat Yalçın, ilk anı kitabı En Eski En Uzak'ı 1988'de yayımlar.

- Geçen on yılda hiç kitabı yayımlanmayan Kamil Özay bu on yılda şiir kitaplarını sıralar: Rüya Kızı (1982), Beş Sesli Saz (1983-dört şairle birlikte), Çiğ Damlaları (1984-ortak çalışma) ve Sevda İle Bulut (1985-iki şairle birlikte.) Çiğ Damlaları'nda imzası olanlardan biri de Yıkan Taşçı'dır.

- 1950'li yıllardan bu yana üretimini kesintisiz yürüten Bener Hakkı Hakeri'nin 1982'de yayımlanmış 'Kıbrıs'ta Halk Ağzından Derlenmiş Sözcükler Sözlüğü' var.

- Ümit İnatçı (1960), İtalya'da Perugia'nın Pietro Vanucci Güzel Sanatlar Akademisi'ni bitirdi. Şairden çok, ressamlığı ile tanınmaktadır. Bir deneme, 6 şiir kitabı var. Bu on yılda yayımlanmış tek kitabı O Sinirin Düğümü'dür(1983).

- M. İ. Yalçın (1942), lise öğreniminden sonra Avustralya'nın Sydney kentine göç etti; orada kamu görevlisi iken 1977 yılında geçirdiği bir trafik kazası yüzünden özürlü bir yaşama mahkûm oldu.

Adım ve Uyanış gazeteleri ile oradaki toplumunun ilk sol kuruluşu olan Avtıstralya-Türkiyeli Emekçiler Birliği'nin yaşama geçmesinde katkıları vardır.

M. İ. Yalçın katkısız bir Nâzım Hikmet hayranı idi. Şiirlerinde onun etkisi çok belirgindir. Edebiyat yaşamını sürdürebilseydi şiir dalında özgün bir yeri olacağı kuşkusuzdu. Yayınlanmış tek bir kitabı vardır: Enki-du'nun İsyanı-Limasol Üstüne Şiirler, Lefkoşa 1983.

- Filiz (Sıdkı) Naldöven (1953), şiirin yanı sıra tiyatro ile de ilgilenmektedir. 'Köşede Durmak' oyunu 1985 yılında Lefkoşa Belediye Tiyatrosu'nca sahnelenmiştir. 1987 yılında ise şiir kitabı Sevgidentloğma'yı yayımlar.

- Özker Yaşın'ın oğlu Mehmet Yaşın (1985), 16-25 yaşları arasında yazmış olduğu ilk şiirlerini Sevgilim Ölü Asker'de (1984-1985) topladı; onu Işık Merdiven (l986) izledi.

- Oktay Öksüzoğlu'nun direniş çizgisinde iki kitabını görürüz: Kurtuluş Savaşımızdan Şiirler (1980) ve Kıbrıs'ta Özgürlüğün Bedeli (l980-Anılar).

- Zeki Ali bu on yılda bir şiir kitabı daha yayımlar: Yolcukuş(1985).

- Çıkmaz Sokaklar (1981), İlkay Adalı'nın dördüncü şiir kitabıdır.

- Spor etkinlikleri ile şiiri aynı paralellikte yürüten Mustafa Çelik (1964), 1982'de geçirdiği bir trafik kazası sonucu tekerlekli sandalyeye bağımlı kaldığı halde her iki çalışmadan da kopmamıştır. İlk şiir kitabı Özlem'i (ortak çalışma) 1984'te yayımlar.

- Bu on yılın başlarından itibaren gazete/dergilerde görülen şiirleriyle adını duyurmaya başlayan Feriha Altıok (1964) ilk kitabı Fidancığın Çilesi'ni 1985'te yayımlar, onu Hele Bir Düşün (1987) izler.

- Öykü ve şiir uğraşlarının yanı sıra daha çok halkbilimi araştırmacısı olarak bilinen Mustafa Gökçeoğlu (1942), yayın alanına ilk adımını bir öykü kitabı ile atar: Dulun Oğlu (1985). Onu, halkbilimi malzemesinden oluşturduğu 3 ciltlik kitabının ilki izler: Tezler ve Sözler (1988).

- Nice Denizoğlu'nun (1960) dizelerinde savaş ortamına, çarpık düzene karşı bir tür tavır alma gözlemlenir. Bu tutum bazı şiirlerinde başkaldırı şeklini almaya kadar vardırılır. Şiirlerinden bir kısmını kitaplaştırmıştır: Zeytin-dah(1985).

- Toplumsal konulardaki araştırma/incelemeleri ve öyküleriyle tanınan Ali Nesim'in bu on yıldaki yayınları şunlardır: Kıbrıs Türk Eclebiyatı'nda Sosyal Konular (1986); Batmayan Eğitim Güneşlerimiz (1987); Şahmaran (1989, Öyküler).

- Ülkemiz ve Kültürümüz (1984), Halkbilimi araştırmacısı Mahmut İslamoğlu'nun dördüncü kitabıdır.

- Bu on yılın ortalarına kadar müzikle şiiri birlikte yürüten Ahmet Okan (1952), son yıllarda şiirden kopmuş gibidir. Ama, bu on yılda yayımlanmış bir kitabı var: Adalıyız Maviye (1986).

- Şiirimizde Kıbrıs'a özgü bir kimlik geliştirme çabası içinde olanlardan biri de Hakkı Yücel'dir (1952). Bir tıp doktoru olarak halen yaşamını İstanbul'da sürdüren Dr. Hakkı Yücel'in basılmış bir şiir kitabı vardır: Acı Sürgün (l986).

- Şiire daha lise yıllarında başlayan Tamer Öncül (1960), bu etkinliğini, dişhekimliği mesleğinin yanı sıra, günümüze dek sürdürmüştür. Bu on yılda yayımlanmış tek şiir kitapçığı Günleri Kayıp Bir Çocuk Günce-si'dir(1987).

- Şiir çalışmalarını günümüze değin sürdürenlerden biri de Bülent Fevzioğlu'dur (1959). İlk şiir kitabı Sancılı Kan Yumağı'nı 1987'de yayımladı.

- Lefkoşa'daki ilk Şiir Gecesi'ne (2.2.1952) katılanlardan biri olan Selma (Yusuf) Saygın (1930-1997), ressamlığın yanı sıra, şiir çalışmalarını 1956'da göçettiği Türkiye'de de sürdürmüş ve onlardan bir bölümünü yıllar sonra Bir Rüzgâr Esti Denizden (1987) adlı kitapta toplamıştı.

Ablasını örnek alarak şiire başlayan Saygın, ablası Pembe Marmara'nın şiirlerini ele yayımlayan kişiydi.

- Üretken sanatçılarımızdan biri de Özden Selenge'dir (Serak). Ressam olan Özden Selenge'nin oyun, öykü ve roman dallarında da çalışmaları var. 9 oyunundan 7'si sahnelenmiş bulunuyor. İlk öykü kitabını da bu on yılın içinde yayımlamıştır: Çiçeklenemeyiz Biz Erik Ağacı (l987).

- Roman çalışması yapanlardan İsmail Bozkurt'un(1940) kitapları daha sonraları basılır. Bozkurt'un bu on yılın içinde yayımlanan tek gezi notları kitabı vardır: Kızıl Meydan'da Bir Uçak (1987).

- Lefkoşa Belediyesi bu on yıl içinde hikâye, oyun ve roman dallarında olmak üzere 1983, 84 ve 85 yıllarında üç yarışma düzenler.

Hikâye dalında 35 eserden derece ve mansiyon alanlardan 7 tanesi belirlenir ve bunlar bir kitapta toplanır (Bkz. Öyküler 83, Lefkoşa Belediye Yayınları, Lefkoşa 1983). Hikâyeler, sırasıyla şunlardır: Sokakta Bir Adam (Çetin Kasapoğlu), Dulun Oğlu (Mustafa Gökçeoğlu), Narenciye Toplayıcıları (Sabahattin İsrnail), Bilgilerini Sırtına Yükledi (Bekir Kara), En Güzel Maviler Picasso'nun (Özden Nâzım), Zaliha Teyze (Salih Öztoprak) ve Bu Şehrin Anılarındaki Adam (Ali Nesim).

Oyun dalında Sami Alhun'un (Erdal S. Boclamyalı) Ezilmişliğin Ezgisi adlı 4 perdelik oyunu birinciliğe; Filiz Naldöven'in Köşede Durmak adlı 3 perdelik oyunu ikinciliği; Sabahattin İsmail'in Grev iki perdelik oyunu üçüncülüğe layık görülür (Bkz. Oyunlar 84, Lefkoşa Belediye Yayınları, Lefkoşa 1984).

Roman dalındaki yarışma ise Sabahattin İsmail'in Savaşların Gölgesinde, Sami Alhun'un da Uyumsuzlar romanlarının oluşturulmasına neden olur. Birinci ve ikinciliğe layık eser bulunamadığından Sabahattin İsmail'in üçüncü gelen romanının yayımlandığını görürüz (Bkz. Savaşların Gölgesinde, Lefkoşa Belediye Yayınları, Lefkoşa, 1986).

- Bu on yıl içinde hikâyelerini kişisel olarak yayımlayanlardan biri de Timur Öztürk'tür: Birşey Var (1983).

- Osman Türkay'ın şiiriyle ilgili Hindistan'da İngilizce olarak iki kitap basıldığını görürüz: Poetry Turkay, A Special Issue of Poet, India, May 1982 ve Variations, Poet Press India, 1986. Symphonies for the World adlı şiir kitabı da İngiltere'de yayımlanmıştır: Oxford, 1989-

- Fikret Demirağ'ın bu on yıldaki şiir kitapçıkları şunlardır: Dinle Şarkımı (1981, 1982), Akdenizli Şiirler ve Aşk Sözleri (1984), Adıyla Yaralı (1986) ve Rüzgârda Ozan Türküleri (l986).

- Özker Yaşın'ın küçük küçük kitapçıklardaki şiirlerini iki ciltte topladığını görürüz: Kıbrıs Benim Vatanım (Tüm Şiirleri 1-1986) ve Önce Kuşlar Uyanır (Tüm Şiirleri 11-1986). Kıbrıs'ın Osmanlılarca fethini manzum halinde anlatan oyununun adı ise Zafer ve Bağış (1988).

- Harid Fedai'nin derlediği Kıbrıs Müftüsü Hilmi Efendi'nin şiirleri (1987) ile Kıbrıslı Aşık Kenzi Divanının I. cildi (1989) yayımlandı.

- Genç kuşaktan Şirin Zaferyıldızı (1968) bir yıl ara ile iki şiir kitabı yayımlar: İçimdeki Rüya (1989) ve Herşey Vatan İçin (1989).

- Bu on yılda Mapolar'ın yayımlanmış kitabı olmamakla birlikte o, yazarlık serüvenini hep sürdüregelmiş-tir. Gazete sayfaları arasında kalmış epey sayıda roman tefrikaları bulunmaktadır. Son roman tefrikalarına örnek olarak Kıbrıs Postası gazetesinde şunlar vardır: Şantöz (25.10.1982-12.3.1983, 136 tefrika); Potuğun Pembesi (4.7.1984-16.12.1984, 154 tefrika); Âsû'nun Dönüşü (13.2.1986-4.3.1987, 4.34 tefrika) ve Özgürlük Savaşçıları (25.12.1987-21.7.1988, 100 tefrika).

- Bu on yılda Kıbrıs Sanat dergisi (l Eylül 1981) altı ay sürdürülecek, Karanfil (l Aralık 1981) ise ancak bir sayı yayımlanacaktı.
__________________
Yenilikci bir tarzımız için PAYLAŞIMLAR KENDİ uploandmuz olacaktır .... RAR olarak paylaşılan bütün dosyalarda Sitemizin Reklamları Olacaktır.. Aynı zamanda bütün Paylaşmış olcagım Paylaşımlar Anti Virüs Eset Smart sucrity programı ile Taranmış ve Anti virüs ve sapam Hiç bir şekilde olmayacaktır... Ama Hersey Rahmen Bütün Paylaşımları indirdikten sonra Kullanmış oldugunuz Anti virüs Programı ile tarama Yapın... Sorumluluk Kabul edilmez...

İletişim Msn - E - posta

[Bu Linki Görüntüleyebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekiyor. ]
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiTweet this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
Çağdaş, edebiyatı, kıbrıs, türk

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Türk Vatandaşliği Kanunu gz_antepli T.C. Kanunları 0 18-10-2007 10:48
TÜRK TİCARET KANUNU-10.Bölüm gz_antepli T.C. Kanunları 0 18-10-2007 08:32
Çevre Kanunu-2.Bölüm(Son) gz_antepli T.C. Kanunları 0 18-10-2007 07:08
Türk Edebiyatı Dönemleri MEMOLI Edebiyat 2 01-04-2007 22:40


Tüm Zamanlar GMT +1 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 17:48.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2

Modified by HAKANDOST
eXTReMe Tracker

Check PageRank


Valid XHTML 1.0 Transitional