![]() |

|
|
#1 |
|
Onursal Dost
Üyelik tarihi: Jan 2009 Yaş: 23 Mesajlar: 1.071 Tesekkür: 1478 758 mesajina 3481 kez tesekkür edildi
|
Bir Düş Bul Bana
Paylas
siteadi.com - Bir Düş Bul Bana ![]() Nereden geldiğimi sordu bana… Belki ümitsiz bir aşktan, belki de kentlerin, ofislerin, sokakların boğucu kuşatmasından kaçmıştım. Yitirilmiş düşlerden, hesaplanmamış yaşamlardan, yürünen yolların hep aynı oluşundan çıkıp gelmiştim. Sanki bir yerleri ateşe vermiştim de is kokusu üstüme başıma sinmişti. Yüreğim serinlerken ellerim yanmıştı. Bir dağ başı düşlerdim oysa... Büyük ladinlerin göğe doğru yükseldiği, bulutların gölgesinde karlı bir dağ başı… Uzakta... İnsandan ve insanın yaptığı, sonra yıktığı her şeyden olabildiğince uzakta… Ne gördüğümü sordu bana… Dibime sokulma cüretini gösteren, yaktığım onca muma karşın yüzüme, gözüme yayılmaya çalışan karanlığı görüyordum. Ucundaki ışığın gitgide zayıfladığı o karanlığı “Belki” değil, kesin ve net görebiliyordum. Hatta karanlığın da görülebildiğine şaşırarak bakıyordum. Saklanacağım bir ışığın olmadığı o yerde beni hapsetmesine direniyordum üstelik. Beni ele geçirmesinin olası olmadığını kendisi de biliyordu oysa… Bile bile sokuluyor, daha da ileri gidip yüreğime girmeye çalışıyordu, beynime, hücrelerime… Karanlık bir cahil kadar cesurdu, görüyordum. Kiminle konuştuğumu sordu bana… Bildiğim dili konuşan son insandım. Herkes başka bir dünyaya gitmişti ve ben ölülerin arasında tek başınaydım artık. Aslında, bir bakıma gizlice susmuştum. Kimse bunun farkında değildi. Kendi dillerinden sözler sıralıyordum onlara, dinliyorlardı. Ben anlamıyordum. Galiba artık duymuyordum da… Hiçbir şey anlatmıyordum, onlar yalnızca dizilmiş sözlerdi. Oysa kimsenin söylemediği sözler peşindeydim ben… Hiç duyulmamış tümceler, daha önce duyumsanmamış duygular. Bir şey, farklı şeyler… Ne bulduğumu sordu bana… Deniz kabukları… Küçük beyaz, sedefli deniz kabukları… Sonra, geceleri dalgaların suya düşen ışıkları rendelemesini… Ay’ın güzelleştirici, Güneş’ in iyileştirici etkisi olduğunu buldum. Güneş’ in kimi yerlerde batarken, kimi yerlerde doğarken büründüğü o turuncu ışıkla gerçeğin apaçık göründüğünü ve pek de güzel olmadığını… Sanırım ilk ben buldum. Kendimi buldum sonra. Bir hayli kaybolmuşken üstelik… Hiç olmaması gereken bir yerde ve zamanda karşılaşıverdim kendi yüzümle… Aşkın yüzü değildi o yüz, başka bir anlam taşıyordu. Hep gizlediği, hiç farkında değilken yakalayıverdiğim o anlam, anlam bile değildi sanki… Boşluk gibiydi ya da asılı kalmak, arafta kalmakla özdeş, belirsiz, kimliksiz, hatta sessiz ama bir o kadar maskesiz… Nereye gittiğimi sordu bana… Yolumu yitirmiştim. Bildiğim bütün yollar sona ermişti de bir yere varmamıştım. Bilmediğim yollara sapma cesareti ise çoktan uçup gitmişti yüreğimden. Geldiğim yere dönecek yollar da görünmez olmuştu. Bilinmezliğin kabul edilebilir tek simgesi olabilecek bir soru işaretinin noktası da olabilirdim. Çengeli, kıvrımı ya da boynu… Belki yaşamın başladığı ya da bittiği o noktada duruyor da olabilirdim. Sanırım kaybolmuştum. Ne istediğimi sordu bana… “Bir düş bul bana!” dedim. “Bir düş… Düşlerimi yitirdim ben!” (Fotoğraf: Selami Torun) İlkay Tuna |
|
![]() |
| Etiketler |
| bana, bir, bul, düş |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|