![]() |

|
|
#1 |
|
Onursal Dost
Üyelik tarihi: May 2006 Bulunduğu yer: pazarcik Yaş: 25 Mesajlar: 2.217 Tesekkür: 3 53 mesajina 98 kez tesekkür edildi
|
İstanbul
Paylas
siteadi.com - İstanbul Koordinatlar: 41°00′N 29°00′E İstanbul, Türkiye Boğaz ve İstanbul Bilgiler Toplam nüfus 18.000.000 (2005) Şehir nüfusu 10,034,830 (2005) İlçe nüfusu 2.000.000 (2005) Yüzölçümü 5512 km² Rakım 100 metre Koordinatlar 41°00′N 29°00′E Posta kodu 34x xx Alan kodu 0212 (Avrupa) 0216 (Asya) İl plaka kodu 34 Belediye başkanı Kadir Topbaş Web sitesi [Bu Linki Görüntüleyebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekiyor. ] İlçe resmi sitesi [Bu Linki Görüntüleyebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekiyor. ] İstanbul; yaklaşık 2500 yıl boyunca çeşitli imparatorluklara başkentlik yapmış, günümüzde ise nüfusu 10 milyonun üzerinde olan Dünya'daki 8 şehirden biridir. Türkiye'nin ve Avrupa'nın (sırf Avrupa yakasıyla) en kalabalık kentidir, takiben Londra'da 7,5 milyona yakın insan yaşamaktadır. Konu başlıkları Konum Avcılar, Küçükçekmece, Bakırköy, Bahçelievler, Bağcılar ,Güngören, Esenler, Bayrampaşa, Zeytinburnu, Fatih, Eminönü, Beyoğlu, Beşiktaş, Şişli, Kağıthane, Sarıyer, Gaziosmanpaşa, Eyüp, Üsküdar, Beykoz, Kadıköy, Kartal, Pendik, Tuzla, Ümraniye, Adalar,Maltepe, Büyükçekmece, Çatalca, Silivri, Şile ve Sultanbeyli ilçelerine sahiptir. Tarih Her ne kadar 300.000 yıldan bu yana Dünya 3 kez buzul çağı geçirip, toprak kütlesi yer değiştirse de; Küçükçekmece'deki Yarımburgaz mağarasında Neolitik ve Kaltolitik insanlara değin izler bulunmuştur. Dudullu'da Alt Paleolitik Çağ, Ağaçlı'da Orta Paleolitik Çağ ve Üst Paleolitik Cağ'da kullanılan aletlere rastlanılmıştır. Ancak, Dünya'nın herhangi bir yerinde bu çağlara değin izlere rastlanabilir. Yaşadığımız son buzul çağı sonrasındaki izler M.Ö. 5000 yıllarına aittir. İstanbul'un tarihini 4 ana başlıkta toplayabiliriz. Bunlar; İstanbul'un isminin Bizantium olduğu ilk yerleşim dönemleri, Konstantin tarafından kurulan Bizans İmparatorluğu'nda ki dönemi, Osmanlı İmparatorluğu süresince dönemi ve Cumhuriyet sonrası dönemi. Bizantium Dönemi Bir tasarımcının Bizantium çizimi Büyüt Bir tasarımcının Bizantium çizimi Bu dönem M.Ö. 660 ile M.S. 324 yılları arasını kapsar. M.Ö. 667'de Megara halkı; şehire yerleştikten sonra; kralı Byzas için, Byzas'ın yeri veyahutta şehiri manasındaki Bizantium (ya da Bizantion - Βυζάντιον) ismini koyar. Bilinen efsaneye göre Megaralılar Ege Denizi'nde kuzeye doğru yolalır, bu sırada kral Byzas'a da Delfi kahininden "körün zıttı"'nda yeni bir şehir kuracağını söyler. Mageralılar da Boğaziçi'ye ulaştıktan sonra, koyları gezer ve dönemin Kalkedon'u (Χαλκηδών) günümüzde Kadıköy olan yere şehirin ilk temellerini kurar. Megaralılar daha sonra Sarayburnu'na da yerleşmiş; ancak bir çok kez şehir istilaya uğramıştır. M.Ö. 269'da Bitinyalılartarafından ele geçirilmiştir. M.Ö. 202'de Bitinyalılar Makedonların istilasından korkarak; Roma'dan yardım talebinde bulunmuş ve Roma kültürü yavaşça şehiri etkilemeye başlamıştır. M.Ö. 146'dan itibaren de Roma İmparatorluğu'nun egemenliği altına girmiştir. Şehir o dönemden itibaren; Bitinya-Pontus eyaletinin içinde olmuştur. Roma İmparatoru Septimus Severus şehiri, halk Partlıları tuttuğu için M.S. 196'de şehiri istila eder ve şehir neredeyse tamamen yokolur. (Başka bir görüşe göre de Severus şehirdeki tüm yerleşim yerlerini yakmıştır) Severus şehiri oldukça beğendiği için; şehiri tamamen yeniden kurar. Bu dönemde Roma'da yaşanan sorunlardan dolayı; Roma halkının büyük bir çoğunluğu İstanbul'a göç eder. Bu dönem içerisinde; Roma'dan İstanbul'a gelenler şehire "Nova Roma" (Yeni Roma) diyecektir; ancak bu isim hiç bir zaman resmiyet kazanmaz. 269 yılında Gotların egemenliğine geçen şehir; 313'de de Nikomedyalıların eline geçer. Konstantin da Nikomedyalıılardan şehiri alır ve Roma İmparatorluğu'nun başkenti olur. Her ne kadar Konstantin kendi döneminde şehire bu ismi vermek istese de, ölümü sonrasında şehirin ismi Konstantinopolis (Κωνσταντινούπολις) olur. Bizans İmparatorluğu Dönemi [değiştir] Ana madde: Konstantinopolis Ayasofya Büyüt Ayasofya Bu dönem 324 - 1453 yılları arasını kapsar. I. Konstantinus şehiri ele geçirip oma İmparatorluğu'nun başkenti yaptıktan sonra, şehir ayrıca Roma'nın doğusunun yönetim merkezi olur. Romalı nüfusu bu dönemde, Romalı soyluların göçü de dahil olmak üzere önemli boyutta arttı. Bu dönemde; yeni bir mimari yapıyla şehir oldukça genişledi. 100 kişilik bir hipodromun (Sultanahmet Meydanı) yanı sıra, limanlar ve tu tesisleri yapıldı. Konstantinus'un döneminde şehire Nova Roma dese de; 11 Mayıs 330 da şehirin ismi Konstantinopolis oldu. Döneminde Dünya'nın en büyük katedrali olan Ayasofya'yı 360'da kuran Konstantin; böylece Roma İmparatorluğu'nun dinini de Hristiyanlık olarak değiştirdi. Pagan Roma dinine inanan batı ile ilk kopuş da bu dönemde başladı. Her ne kadar; Bizans İmparatorluğu I. Theodosius'un ölümü ile başlasa da; Bizans İmparatorluğu Konstantinus Hristiyanlığı getirmesine duyduğu saygıdan kendisini hep bir Bizans İmparatoru olarak görmüş; 1453'deki çöküşüne kadar da 10 İmparatorunun daha ismi Konstantinus olmuştur. Bu dönemde İstanbul'un rolü oldukça stratejiktir; Avrupa ve Asya arasında bir kapı olmuştur. Bu vesile ile, ticaret, kültür ve diplomasinin yapıldığı bir merkezdir. Bu dönemde şehrin ismi "Poli" (şehir) de olmuştur. 476'da Batı Roma'nın yıkılması sonrasında da; Batı Roma İmparatorluğu'ndaki Romalıların büyük bir çoğunluğu buraya göç etmiş, ve Bizans İmparatorluğu'nun da başkenti İstanbul olmuştur. 543'de nüfusun yarısının ölümüne sebebiyet veren veba salgınından sonra; şehir İmparator I. Jüstinyen döneminde yeniden inşa edilmişdir. 700lü yıllarda Sasaniler ve Avatarlar'ın saldırısına uğrayan şehir; 800lü yıllarda Bulgarlar ve Arapların, 900lü yıllarda ise Ruslar ve Bulgarların saldırısına uğramıştır. Ancak; saldırılar arasında en yıkıcı olanı 1204 yılında olmuştur. Haçlılar tarafından; 4. Haçlı Seferi'nde 1204 yılında ele geçirilen şehir yağmalanmış; halkın büyük bir çoğunluğu şehirden kaçmış; yoksul ve enkaz içinde bir kente dönüşmüştür. Bunun sebebi Batı Roma'da büyüyen Latinlerin; Katolik Hristiyanlık anlayışı ile Bizans'daki Ortodoks Hristiyanlık inanışı arasındaki farklılıklar ve uyumsuzluklardır.Bu dönem sonrasında 1261 yılında Palailogos Hanedanından; Michael VIII Palaeologus şehri tekrar ele geçirmiş ve Latin'lerin dönemini sona erdirmiştir. Bu dönemden sonra giderek küçülen Bizans; Osmanlı İmparatorluğu tarafından 1391'den sonra kuşatılmaya başlamış; en sonunda 29 Mayıs 1453'de Osmanlı İmparatorluğu'nun himayesine geçmiştir. İstanbul'un fethi, Dünya tarihinde Orta Çağ'ın sonunu simgelemektedir. Osmanlı Dönemi Ana maddeler: Osmanlı İmparatorluğu ve İstanbul'un fethi Bu dönem 1453 - 1923 yılları arasını kapsar. 29 Mayıs 1453'de; Osmanlı İmparatorluğu padişahı Fatih Sultan Mehmet'in 53 gün süren kuşatması sonrasında; İstanbul Osmanlı'nın 3'üncü başkenti olur. Osmanlının ele geçirmesinden sonra; Topkapı Sarayı ve Kapalı Çarşı'nın da kurulması ardından bir çok okul ve hamam açılır. Dünya'nın ve İmparatorluğun dört bir yanından insanlar İstanbul'a taşınır. Yahudilerin, Hristiyanların ve Müslümanların beraber yaşadığı kozmopolit bir toplum olur. Bizans döneminden kalan, eski binalar ve surlar onarılır. Fetihten 50 yıl sonra; İstanbul Dünya'nın en büyük şehirlerinden biri olur. "Küçük Kıyamet" olarak da adlandırılan; 14 Eylül 1509 İstanbul Depremi sonrasında (8 şiddetinde olduğu ileri sürülmektedir); 45 gün süren artçı sarsıntılarla binlerce bina yıkılır ve bir çok insan yaşamını kaybeder. 1510 yılında; Sultan II. Beyazıd; 80.000 kişinin çalışmasıyla şehiri yeniden kurar. Günümüzde de varolan eserlerin büyük bir çoğunluğu bu dönemden kalmıştır. Kanuni Sultan Süleyman döneminde; mimari ve sanat konularına önem verilir. Mimar Sinan camiler ve diğer binalar kurar. Lale Devri döneminde; Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa 1718 yılından itibaren; itfaiye'yi kurmuş, ilk matbaayı açmış ve fabrikalar kurmuştur. 3 Kasım 1839'da ilan edilen Tanzimat Fermanı sonrasında da batılaşma süreci hızlanmış; ve bir çok alanda yenilikler yaşanmıştır. Haliç'in üzerine köprü; Karaköy'e tünel, demiryolları, kentin içindeki deniz taşımacılığı, belediye örgütlerinin, hastanelerin kurulmasıyla modern bir şehir halini almıştır. 1894 yılında; Üçyüzon Depremi'ni yaşayan İstanbul, tekrar büyük bir zarar görmüş, Birinci Dünya Savaşı'nın sonlarında 13 Kasım 1918'de İtilaf Devletleri donanmasınca da işgal edilmiştir. 29 Ekim 1923'de Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla da İstanbul'un 2500 yıldır süren başkentlik dönemi de sona ermiştir. Cumhuriyet Dönemi Ana madde: Türkiye 1890lı yıllarda Galata Kulesi'nden panorama. Büyüt 1890lı yıllarda Galata Kulesi'nden panorama. Cumhuriyet sonrası 1923-1950 yılları arasında fiziksel atılımlar olmuştur. 1900'lerin başında 1 milyon olan nüfus, 1927'de 690.000'e düşmüştür, 1935'de 740.000 ve 1945'de tekrar 900.000'e ulaşmıştır. 1950'lerde Balkanlar'dan göç almıştır. Bu dönemde şehirleşmede gecekondular önplana çıkmaktadır. 1960'larda ise gecekonduların yanında, apartmanlaşma başlamıştır. 1970'lerde hızlı nüfus artışı ile konut ve ulaşım sorunları önem kazanmıştır. Bu dönemde otomobil sayısının artması ve sonucunda trafiğin artması Boğaziçi Köprüsü'nün yapılmasında etkili olmuştur ve ulaşımda önemli bir yere gelmiştir. İstanbul metropoliten alanı 1970-1975 yılları arasında merkezde 50 kilometre yarıçaplı bir alan iken 1980'de 60 kilometre yarıçapa ulaşmıştır. 1990'ların nüfus artışı, nüfusun dış taraflara yayılması ile sonuçlanmıştır ve sonucunda İETT'nin yetersiz gelmesi ile dolmuş ve minibüsler bu açığı kapatmaya çalışmışlardır. Etimoloji M.Ö. 667 yılında; İstanbul'a yerleşim kuran kolonist Megaralılar şehiri o dönemdeki kralı Byzas için "Bizantium" ismini koymuştur. M.S. 196 yılında da Roma İmpatarou Septimus Severus şehiri bir saldırı sonrasında ele geçirince; şehiri bir harabe haline gelmiştir. Şehiri yeniden onarınca, bir çok Romalı da İstanbul'a göç etmiştir. Her ne kadar Severus şehire oğlunun ismi Augusta Antonina(İmparator olunca ismi Antoninus Caracalla olmuştur) vermek istese de rivayete göre, Konstantin şehire Konstantinopolis ismini vermesinden öncesine kadar halk arasında bu şehire Nova Roma (Yeni Roma) deniliyordu. Konstantin de en başında şehirin resmi ismini Nova Roma koymak istedi; ancak dini anlaşmazlıklar çıkınca bundan vazgeçti. İstanbul adının kökeninin Antik Yunancaya da dayandığı rivayet edilir. Türkler İstanbul'u ele geçirmesi sırasında ve öncesinde; Selçuklularda olduğu gibi şehire Stamboul-Stambul demekteydiler. Türklerin yanı sıra; 10'uncu yüzyılda Arapların 12'inci yüzyılda da Ermenilerin şehire bu isimle çağırdıklarını öngörürler. Ancak; devlet işlerinde Osmanlı İmparatorluğu Konstantiniyye ismini kullanır. Şehirin İstanbul-İstambol ismini sık kullanması ise 17'inci yüzyılda; Evliya Çelebi'nin şehirden bu isimle bahsetmesiyle başlar. İstanbul kelimesi yunanca Ise tén pólin (=sehirde) cumlesinden geliyor. 18'inci yüzyılda III. Mustafa döneminde ise; paraların üzerinden Konstantiniyye kaldırılarak, İstambol'u koyunca resmiyete dönüşür. (1770) İstanbul´un başlıca 9 ayrı dilde karşılığı vardır. Bunlar: * Grekçe: Vizantion, Stampoli (kente doğru) * Latince: Bizantium, Antoninya, Alma Roma, Nova Roma * Rumca: Konstantinopolis, Istinpolin, Megali Polis, Kalipolis * Slavca: Çargrad, Konstantingrad * İbranice:Kushta * Vikingce: Miklagord * Ermenice: Vizant, Stimbol, Esdambol, Eskomboli * Arapça: Bizantiya, el-Mahsura, Kustantina el-uzma * Selçuklular zamanında: Konstantiniyye, Mahrusa-i Konstantiniyye, Stambul * Osmanlıcada: Dersaadet, Deraliyye, Mahrusa-i Saltanat, Istanbul, Islambol, Darü's-saltanat-ı Aliyye, Asitane-i Aliyye, Darü'l-Hilafetü 'l Aliye, Payitaht-ı Saltanat, Dergâh-ı Mualla, Südde-i Saadet, Kostantiniyye ( قسطنطينيه ) Günümüzde Latin karakterlerle İstanbul'u değişik yazmayı veyahutta telaffuz etmeyi tercih eden 9 ayrı dil vardır. Bunlar: * İspanyolca : Estambul * Macarca : Isztambul * Litvanca : Stambulas * Letonyaca : Stambula * Arnavutça : Stambolli * Kürtçe : Stenbol * Galce : Iostanbúl * Loglanca: Konstantinupol * Strence: Sïtambóli İklim Ilıman Deniz İklimi İstanbul'un yazları sıcak ve nemli; kışları soğuk, yağışlı ve bazen karlıdır. Yıllık yağmur düşüşü 870mm dir. Nem yüzünden, hava sıcak olduğundan daha sıcak; soğuk olduğundan daha soğuk hissedilebilir. Kış aylarındaki ortalama ısı 7°C ile 9°C civarındadır ve kar yağışı genelde görülür. Kış aylarında bir iki hafta kar yağabilir. Haziran'dan Eylül'e kadar otalama sıcaklık 28°C dir. En sıcak ay Haziran (23.2)°C, en soğuk ay da Ocak (5.4°C) dır. Şu ana kadar en sıcak hava; Ağustos 2000'de 40.5°C olarak kaydedilmiştir. En soğuk hava ise; Şubat 1927'de -16.1°C olarak kaydedilmiştir. Şehir biraz rüzgarlıdır; ortalama rüzgar hızı saatte 17km dir. Yaz en kuru mevsimdir, ama Akdeniz iklimlerin aksine kurak mevsim yoktur. Nüfus İstanbul'un nüfusu son 25 yılda 4 katına çıkmıştır. İstanbul'da yaşayanların yaklaşık %70'i Avrupa yakasında; %30'u da Asya yakasında yaşar. İşsizlik sebebi ile bir çok insan İstanbul'a göç etmiş, genelde şehir etrafında gecekondu mahalleleri oluşturmuştur. İstanbul'un nüfusu tarih boyunca tahmini olarak (1927-2000 araştırmaların, 1927 öncesi tahmini rakamlardır) şöyledir : Yıl Nüfus 330 40,000 400 400,000 530 550,000 545 350,000 715 300,000 950 400,000 1200 150,000 1453 36,000 1477 75,000 1566 600,000 1817 500,000 1860 715,000 1885 873,570 1890 874,000 1897 1,059,000 1901 942,900 1914 909,978 Yıl Nüfus 1927 680,857 1935 741,148 1940 793,949 1945 860,558 1950 983,041 1955 1,268,771 1960 1,466,535 1965 1,742,978 1970 2,132,407 1975 2,547,364 1980 2,772,708 1985 5,475,982 1990 6,620,241 1997 8,260,438 2000 8,803,468 2005 9,797,536 2006 10,034,830
__________________
![]() ![]()
|
|
|
|
#2 |
|
Admin
Üyelik tarihi: Sep 2006 Bulunduğu yer: BELCIKA Yaş: 39 Mesajlar: 4.696 Tesekkür: 2748 1124 mesajina 8104 kez tesekkür edildi
|
eh istanbul bir baska tabiki
tesekurler |
|
|
|
#3 |
|
Yeni Üye
![]() Üyelik tarihi: Feb 2007 Bulunduğu yer: İstanbul Mesajlar: 15 Tesekkür: 0 0 mesajina 0 kez tesekkür edildi
|
Hırçın ve sadık aşkım İsTanbuL... onun gibisi yok...
|
|
|
|
#4 |
|
Üye
![]() Üyelik tarihi: Dec 2006 Mesajlar: 94 Tesekkür: 0 2 mesajina 2 kez tesekkür edildi
|
dünyanın gözü burada ama malesef bizimkisi dışarıda... eeee nede olsa insan sevdiğinin kıymetini kaybedince anlıyor ama işallah bu hiçbir zaman olmaz...
|
|
|
|
#5 |
|
Dost
![]() Üyelik tarihi: Feb 2007 Bulunduğu yer: NEFES ALDIĞIM YER!!!!! Mesajlar: 923 Tesekkür: 0 10 mesajina 19 kez tesekkür edildi
|
21 yıldır burdayım
ama sevmiyorum.....teşekürler maraşlı dost emeğine sağlık...burda hersey yığıntı üst üste..nefes almak zor....
|
|
|
|
#6 |
|
Dost
Üyelik tarihi: May 2009 Bulunduğu yer: İSTANBUL Yaş: 27 Mesajlar: 721 Tesekkür: 80 168 mesajina 396 kez tesekkür edildi
|
tesekkür ederim bu guzel acıklayıcı bılgıler ıcın
![]() ![]()
|
|
![]() |
| Etiketler |
| İstanbul |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| sadsaTURKUAZLI TAKIM F.BAHÇE MİYDİ? | MEMOLI | Fenerbahçe | 3 | 12-08-2007 17:11 |
| istanbul vedat türkali tam metin | AYDINDOST | Kaynakli Siirler | 2 | 07-05-2007 07:40 |