Ana Sayfa


Sonbahar Logosu Ana Sayfaya Gidin Ekibimiz Forum Kuralları Arama
Go Back   Dostun Sayfasi > Sanatçilarimiz, Ozanlarimiz , Sairlerimiz

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 28-01-2011, 16:18   #1
Dost
Üyelik tarihi: Apr 2010
Mesajlar: 212
Tesekkür: 647
55 mesajina 385 kez tesekkür edildi
 murican isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
Standart Aşık Haydar Bektaş

Aşık Haydar Bektaş
siteadi.com - Aşık Haydar Bektaş İstersen dünyada sen yüzyıl yaşa
Kimsenin muradın çıkarmaz başa
Halimi arz etsem dağlara taşa
Dedim götürmüyor bu gam yükünü.

Aşık Haydar derki bu ahir çağı
Bilenmiş geliyor ecel bıçağı
Gökyüzünde uçan posta uçağı
Dedim götürmüyor bu gam yükünün

Aşık Haydar, 1894 yılında Çorum'un Alaca ilçesine bağlı İsahacı köyünde doğdu.

Aşık Haydar, güzel sesiyle herkesin dikkatini çekmiştir. Başta Karacaoğlan, Aşık Emrah ve yöresindeki Sefil Ali, Aşık Mehmet, Aşık Hasan, Budala (İsmail) ve Edna gibi usta aşıkların türkülerini söyledi.

Birinci Dünya Savaşı'nda askere alındı, daha sonra Kurtuluş Savaşına katıldı.

Yörenin usta aşıklarından olan ve aynı zamanda köyde hocalık yapan Aşık Edna (Mustafa), Aşık Haydar'ın hem hocası hem de ustası oldu.

Aşık Haydar'ın şiirleri genel olarak şu konular üzerinedir: Memleket, Cumhuriyet, Tanık olduğu olaylar, Kader ve yaşam.

Aşık Veysel, Aşık Haydar'ı şöyle anlatıyor:
Aşık Haydar'ı, İsahacı Köyü'nü iyi tanırım. Oralara bir kaç defa yolum düştü. Aşık her defasında sohbetlerimize katıldı, renk ve neşe verdi. Günümüz halk ozanları arasında tanıyıp sevdiğim, şiirlerini, halk zevkine uygun ezgilerini çok da beğendiğim Aşık Haydar'ı, ilk defa "Bebek" şiiri ile tanıdım.

Onun saz, şiir anlayışı hiç kimseye benzemez. Kendine özgü buluşları vardı. Dinlediğim şiirlerinin hepsinde aynı özelliği sezinlemek mümkündür. Haydar, Ali Necmi Beyin de anlattığı gibi hassas bir şair ruhuna sahipti. Konuşmasında, çalıp çağırmasında hissedilir bir ağırbaşlılık vardı. Söz düşmedikçe konuşmaz, bazen olur ki isteseniz bile söylemez, dalgın dalgın düşünürdü. Şiirlerinden en güzellerini (Güzelleme, Kader, Medet, Ne Dersin gibi) böyle dalgınlıktan sonra söyleyebildiğini anlatırlardı. Onu, asrımızın Aşık Kerem'i diye nitelemek çok hoşuma gitti. Bu deyim yazarın sihirli kaleminin olaylara kazandırdığı akıcılıkla daha anlamlı bir hal alıyor...

En çok bilinen eserleri: Aman Dünya ne dar imiş, Halimi Arz Ettim Dağlara Taşa, Kement Attın Koydun Beni Tuzağa, Yitirdim Yavruyu (Bir kuza da taş dibinde meliyor).

Ölümünden sonra şiirleri Eğitimci Ali Necmi Arısoy tarafından derlenip “Âşık Haydar, Hayatı, Şiirleri YALAN DÜNYA NE DARIMIŞ” isimli bir de kitapta yayınlandı.
Ömrünün son iki yılını ağır hastalık ile geçiren Aşık Haydar, 22 Eylül 1966 yılında aramızdan ayrıldı.
Aman Dünya Ne Dar imiş

Hey Ağalar, hey Gaziler!
Ben bir derde düçar oldum.
Yetim kalacak kuzular
Ben bu candan bezer oldum.

İzmir, İstanbul koymadım
Derdime çare bulamadım
Ecelim yetip ölmedim
Bir kuruca kovan oldum.

Yirmi beş sene çektim
Yaş yerine kanlar döktüm
Kocadım belimi büktüm
Dertli dertli gezer oldum.

Bahar geçti dolandı güz
Sancı gitmez gece gündüz
Selahattin istedi beş yüz
Ben orada şaşar oldum.

Biraz ekin toklu sattım
Bindim Ankara'ya gittim
Beylerden rica ettim
Gülhane ye yatar oldum.

Röntgenci röntgene vurdu
Derdimi elime verdi
Operatör filmi gördü
Ben bıçağı sezer oldum

Yalan Dünya ne dar imiş
Dert çekmesi ne zor imiş
Midemde çıban varimiş
Can kafesten üzer oldum.

İkinci koğuşa yattım
Altı günü tamam ettim
Sedye ye kendim gittim
Bir ayna var bakar oldum.

İki iğne vurdu hoşalttı
Yardı karnımı boşalttı
İki saatte baş etti
Dikişimi diker oldu.

Bir kan vurdular koluma
Yönümü dönmem ölüme
Sedye geldi yanıma
Ben koğuşa gider oldum.

Dertli dertli gezer oldum
Ben derdimi yazar oldum.
Bu derdi ben çeke çeke
Öz canımdan bezer oldum.

Fıtık, apantistler gelir
Tabipler dersini alır
Her dertlere çare bulur
Ben bir taze civan oldum.

On beş gün oldu varalı
Karyolalar bir sıralı
Dokuz gün yattım yaralı
Ben oradan sılac oldum.

Bu derdimin dermanını
Kalem yazmaz fermanını
Ecel gelmiş can mı gider
Okur felek fermanını

Aşık Haydar der köyüme
Selamet vardım evime
Komşular geldi yanıma
Görüştüm şadıman oldum.

Halimi Arzettim Dağlara Taşa

Derdimi dökeyim gurbet eline
Dedim götürmüyor bu gam yükünü
Adana ovası, Manya çölüne
Dedim götürmüyor bu gam yükünü.

İstersen dünyada sen yüzyıl yaşa
Kimsenin muradın çıkarmaz başa
Halimi arz etsem dağlara taşa
Dedim götürmüyor bu gam yükünü.

Muhannetin derdi elin gahrine
Dayanamam acı tatlı zehrine
Koca Kızılırmak, Fırat nehrine
Dedim götürmüyor bu gam yükünü.

Bize hücum etti bu gam taburu
Mevla bize versin ulu saburu
Deryalarda yüzen Yavuz Vapuru
Dedim götürmüyor bu gam yükünü.

Aşık Haydar derki bu ahir çağı
Bilenmiş geliyor ecel bıçağı
Gökyüzünde uçan posta uçağı
Dedim götürmüyor bu gam yükünün
Paylas
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiTweet this Post!
Alıntı ile Cevapla
Yandaki üye(ler) bu mesajindan dolayi murican üyemize tesekkür ettiler
CORUMLU (28-01-2011), DEDE KARTAL (03-02-2011)
Cevapla

Etiketler
aşık, bektaş, haydar

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm Zamanlar GMT +1 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 21:33.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2

Modified by HAKANDOST
eXTReMe Tracker

Check PageRank


Valid XHTML 1.0 Transitional