Ana Sayfa


Sonbahar Logosu Ana Sayfaya Gidin Ekibimiz Forum Kuralları Arama
Go Back   Dostun Sayfasi > Tarih

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 08-01-2008, 12:52   #1
Super Moderator
AYDINDOST - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Dec 2006
Bulunduğu yer: LAMEKAN
Yaş: 41
Mesajlar: 1.334
Tesekkür: 1002
253 mesajina 884 kez tesekkür edildi
  AYDINDOST isimli üye çevrimiçidir (Online)
Standart Metin Göktepe 8.ocak.1996

Evrensel Gazetesi Muhabiri Metin Göktepe, "Mutlaka ben izlemeliyim arkadaşlar" diyerek gittiği haberde, gözaltına alındı ve polislerce dövülerek öldürüldü. Gün 8 Ocak 1996'ydı. Ümraniye Cezaevi'nde öldürülen tutukluların cenazesini izlemek üzere Alibeyköy'e gitmişti. Ancak, "Sarı Basın Kartı" olmadığı gerekçesiyle ilçeye sokulmadı. Haberi izlemekte "ısrarcı" davranınca da, gözaltına alındı ve yüzlerce insanla birlikte Eyüp Kapalı Spor Salonu'na götürüldü. Burada polislerin şiddetli cop darbeleriyle dövülerek öldürüldü.
siteadi.com - Metin Göktepe 8.ocak.1996

Devlet yetkilileri önce; "Sandalyeden düştü", "Duvardan düştü" dediler; ancak meslektaşlarının ve emekçileri katillerin yakasını bırakmadı. Metin Göktepe cinayeti, ilk günden itibaren basın tarihinde; devletin basına yönelik tutumunu gösterdiği kadar; gazetecilerin meslektaşlarına sahip çıkmasının ve halkın haber alma hakkını savunmasının önemli bir örneği olarak kayda geçti. Bu mücadelede; genç gazeteciler ile Metin'in gazetesi Evrensel, başta annesi Fadime Göktepe olmak üzere Göktepe ailesi ve avukatları ile Metin'in haberini yaptığı emekçiler en önde yürüdüler. İlden ile sürülen Metin Göktepe davası, "mahkumiyet kararı çıkan ilk gazeteci cinayeti" olarak basın tarihinde yerini aldı.



METİN'E METİN BİR METİN

Metin'in kafasında bir darp var
Polis karakolundan morga kadar
Mosmor
Bir darbe var
yüreğimizde beynimizde
Soruyor bir işaret fişeği
Biz ölerek mi yaşamayı
öğreneceğiz hâlâ...

Can Yücel



METİN GÖKTEPE NİN SON HABERİ


Metin Göktepe'nin son haberi




Bazı konular belalıdır,

İlgilenenin başına olmadık işler açılır. Albay Rıdvan Özden'in dosyası da bu tür belalı konulardan biri...

Önceki gün insan hakları savunucusu sanatçı Şanar Yurdatapan, Terörle Mücadele ekiplerince gözaltına alındığında Albay'ın eşi Tomris Özden'le birlikte düzenledikleri bir basın top*lantısından çıkıyordu.

Gazeteler Yurdatapan'ın tutuklanışını "sıradan" bir haber saydılar. Basın toplantısında sözü edilen "bela*lı konu"ya ise tabii hiç "bu*laşmadılar".

Oysa ortada, uygar dünyanın hiç bir ülkesinde, hiç kimsenin ilgisiz kalamayacağı kadar önemli bir iddia vardı:

Tomris Hanım, eşinin ölümünü "kuşkulu" bu*luyor ve otopsi istiyordu.

Mardin Jandarma Alay Komutanı Albay Rıdvan Özden'in bir çatışmada PKK'lılar tarafından alnından vurulduğu açıklanmıştı. Ölüm raporun*da sol kaşının 6 santim üstünde bir kurşun deli*ğinden sözediliyordu. Tomris Hanım ise cenaze töreninden önce eşinin ölüsüne son kez baktığı*nı ve alnında hiçbir kurşun yarasına rastlamadı*ğını söylüyor ve çok önemli bir iddia ortaya atı*yordu:

"Eşimin başının arka tarafı kan içindeydi. Yok*sa kurşun karşıdan değil de arkadan mı geldi"?

Tomris Hanım, eşinin kepinde kurşunun giriş noktasını gösteren bir işaret olduğunu öğrendik*ten sonra, Rıdvan Albay'ın öldüğü sırada üzerin*de bulunan üniformayı ve anılarını yazdığı kırmı*zı kapaklı ajandayı görmek istemiş; ama buna da izin verilmemişti.

Basın toplantısında Milliyet'te Yalçın Doğan'ın bir yıl önce yazdığı bir makalenin fotoko*pisi de dağıtıldı. Doğan, o yazısında bir çatışma sonrası yakalanan 4 tutukluyu yargısız infaz edenleri mahkemeye verip, mahkûm olmalarını sağlayan bir "şef”ten sözediyordu. Doğan'ın ya*zısına göre "şefin bu tavrı, kızgınlık yaratmıştı. Sonra bir çatışma sırasında "şef", "yanıbaşından sıkılan bir kurşunla" can vermişti,

İşi takip eden eşinin de hemen sesi kısılıvermişti.







Gerçi Yalçın Doğan, yazısında hiç isim kullan*mamıştı, ama Tomris Özden, önceki günkü basın toplantısında makaleyi sahiplenince, bu "fısıltı" da bir iddiaya dönüşmüş oldu. Tomris Hanım, "Yalçın Doğan'ın yazdığı olay, başka kanallarla bana da ulaştı. Eşimin bazı meslektaşlarıyla mahkemelik olduğunu kendisinden duymuştum" diyor ve soruyordu:

"Bu olay doğru mudur? Eşimin yargılatıp mah*küm ettirdiği söylenen subay kimdir? Eşimin ölüm tarihinde neredeydi, şimdi nerededir?"

Basın toplantısının sonunda Tomris Özden gerçeğin ortaya çıkarılması için basın mensupla*rının yardımını istiyordu.

Aslına bakarsanız bir basın mensubu bu konu*da üzerine düşeni yapmaya kalkışmış ve Tomris Hanım'ın bu iddialarını gazetesinde haber hali*ne getirmişti.

Sıkı durun:

Bu gazetecinin adı Metin Göktepe'ydi ve Evrensel gazetesinde Tomris Özden'in "şok iddia*larını yayınladıktan bir hafta sonra polislerce dövülerek öldürülmüştü.

Doğrusu "komplo teorileri"nden hiç hazetmem. O yüzden bu, iki olayı ilişkilendirmek gibi bir niyetim yok.

Ancak, konuya ilgi gösteren ikinci isim olan Şanar Yurdatapan'ın da bu iddianın ortaya atıl*dığı bir basın toplantısından çıkar çıkmaz gözal*tına alınması, "tuhaf" bir görüntü ortaya çıkardı.

Devlet Güvenlik Mahkemesi, Yurdatapan'ı tu*tuklarken, kendisinin Med-TV'de "Kurşun Ka*lem" adlı bir programda yayınlanan sözlerini ge*rekçe gösterdi.

Şanar Yurdatapan o programda neler söyle*mişti, bilmiyorum.

Ama programın adına bakınca, tutuklama ka*rarına şaşmıyorum.

Çünkü örneklerden biliyoruz ki, bu ülkede kurşunları yazan bazı kalemler yine kurşunla ce*zalandırılır.

Ama tarihten biliyoruz ki, o kalemlerin mürek*kebi, kurşundan çok daha etkilidir
Paylas
__________________
İNSAN DÜŞMANI; KENDİNİ DİĞERİNDEN ÜSTÜN GÖRENDİR. KAVGAMIZ BUNU YENMEKTİR.
VE YENECEĞİZDE
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiTweet this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 08-01-2008, 16:27   #2
Dost
..demet.. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik tarihi: Dec 2007
Bulunduğu yer: ankara
Yaş: 24
Mesajlar: 206
Tesekkür: 81
55 mesajina 99 kez tesekkür edildi
 ..demet.. isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
Standart Metin'in katili faşist diktatörlük..!!..

Evrensel'in kırmızı olan logosu o gün siyah çıktı.PEki kim yazacaktı 'gözaltında ölüm'ün haberini!..Kimsenin gücü yetmedigi için Metin Göktepe üstlendi bu işi de;bütün haberlere onun imzası atıldı..

''Bu kaçıncı'' diye yazmışlardı arkadaşları Evrensel'de, ''Bu öldürülen kaçıncı gazeteci!!..''Gözyaşlarıyla uğurlanırken Metin,bir soru saplandı hançer gibi ülke haritasına:''Söyleyin bu kaçıncı?''

Ben hep gülümseyerek yaşadım hayatı der..Öldüğü o an bile soğuk da olsa bir gülümse hissettirmiştir kendini..hep gülerdi o..hep..gülerdi..Devrime gülümsemesi gerekir aç çocukların..

Belki iş için,belki ekmek ve özgürlük için ve belki de hepsi için ödenen bedel,çoğu kere şiddet olur.Yine de boşalmaz alanlar.Özgürlük bir tutkudur çünkü,bırakılıp yürünmez geri..hele onun fotoğraflarında çalınır söylenir türküler..

Onun içinde hep bir bahar dalı vardı.Onu anmak için yapılacak herşeyde de bahat dalı kullanılmalı..İnsanın öldükten sonra yaşaması bu..''Vurun ulan Vurun!! Ben kolay ölmem!''diyebilmek..

Ölüme gülerek gitii..
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiTweet this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 08-01-2008, 16:27   #3
gz_antepli
Guest
Mesajlar: n/a
Tesekkür:
mesajina kez tesekkür edildi
 
Standart

Eyvallah Sivaslı
Yüreğine sağlık dostum
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiTweet this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
8ocak1996, göktepe, metin

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm Zamanlar GMT +1 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 08:20.
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.2

Modified by HAKANDOST
eXTReMe Tracker

Check PageRank


Valid XHTML 1.0 Transitional